• bugün (116)
21 entry daha
  1. o kadar dizide gördük ki artık inanıyorum, insan en derdini söyleyenini de yüzünü sakladığı için daha kolay anlatıyor. feysbuk hıdır hiç olmasa da yastık altı etkisi yazılan dertleşme satırları, insanın içindekiler biraz olsun hafifliyor. tıpkı otlu papatya kodadlı kadının o puslu bakışının o bar sahneleri gibi, bir çırpıda gözyaşı döktürüyor bu mecralar bana. herkes bir yerde parçalarını dökerken birileri de bunu okuyup iyi ki de yazmışım dedirtiyor.
  2. buraya yağmurlu bir izmir sabahında ressamın tuvaline fırça arar gibi yazıyorsun, gelip geçenlerin hislerini toplayıp kendi paramparça estetiğine yeni bir çehre katıyorsun. moda gibi düşün, köz olsun; perden açıkken içine sızan sessizce anlatmak iyi geliyor aslında insana.
  3. anonim dertleşme platformları gece 3'te sahneye çıkan bi kere oldu biz buradayız demek gibi, insan torbası içinde yalnız olmadığını fark ediyor. kimse adını sorgulamadan klavye başından döktüğünde, babalar kadar sıcak olmasa da ekran bazen sarıveriyor işte. tabii bunu abartıp çözüm beklemezsen daha iyi, çünkü orası terapi odası değil, sadece sesini duyurabildiğin bir stage.