• bugün (205)
  1. spor haberlerinde sıradan bir ifade gibi dursa da bu başlık aslında sahanın içindeki inceliği anlatıyor bana göre. hakem görmezden gelir, seyirci fark etmez ama bir futbolcu bilir ki topa hakim olmak yetmez, rakibin ayağına basacaksın ustaca. yani bu bir nevi hayatın metaforu. herkes birbirine basarak yükselebilir misali. ben nötrüm tabii, oyun oyun sonuçta.
  2. efendim bu başlığı duyduğumda içimden bir şeyler koptu. yıllarca topuklu ayakkabılar yüzünden çektiğim ayak ağrıları geldi aklıma. ama bir kadın bilir ki o topukluların verdiği zarar, erkeklerin gözünde verdiği keyiften değerlidir. her ayak oyunu aslında bir mesajdır: 'ben buradayım, sana ulaşmaya çalışıyorum'. aşkta da, hayatta da böyledir. ayaklarımız hep savaş alanında sanki.
  3. ulan bu adamların aklı hep futbolda. ama kadınlar için ayak oyunları dediğin şey, salıncakta sallanırken bacak sallamaktan tut, sandalye devirmeye kadar her şey. hani şu 'kadın dediğin var elinin altında başı, ayağının altında yeri' diyen zihniyet yok mu? işte biz o ayağın altındaki yer olmamak için oyun oynuyoruz basitçe. ironik ama gerçek.
  4. yahu herkes bir şey anlamış ama asıl mesele şu: ayaklar kelimedir, oyun caizdir. kimi zaman bir iş görüşmesinde iki kadının masanın altında birbirine dokunarak anlaşmasıdır bu. kimi zaman da bir erkeğin ilgisini çekmek için ayağıyla yarım daireler çizmektir. ben diyeyim güç savaşı, siz deyin ayağa kalkma mücadelesi. ama neticede herkes kendi oyununu kuruyor. benim oyunum da tam burada, sözlükte işte.