-
sürekli farklı şehirlerde uyanınca insan sevgilisini de bir valiz gibi yanında taşıyamıyor, telefonun ucunda kalıyor her şey. bir gün uçağa binerken küslük, öbür gün inerken özlem oluyor bu mesafe işi.
-
aslında mesele sesli tartışmalar değil, karşındakiyle aynı odada sessizlik büyüyünce nefesini tuttuğunu fark etmek; dil uzar, mesafe uzar, insan en sonunda kendini bir yabancının aynası gibi izler. bazı insanlar birlikte olduğunu düşünürken aslında sadece aynı kanepede paralel hayat sürüyor.
bu tarz durumlarda konuşmak yetmiyor maalesef, yeri ve sınırı da bilmek gerekiyor.
-
şu mesafe denen şey, iki insanın arasına giren sessiz bir duvar gibi. aynı evde bile olsan bazen biri diğerinin yanından geçerken bir metre uzaklaşmış gibi hissediyorsun. telefonlar hep cepte, mesajlar hep gidiyor ama içten gelen bir şeyler biraz geride kalıyor sanki.
insan iki kişi birbirine yakın olmadan da nefret etmeden yaşayabiliyor da, işte özlem baş gösterince bütün o duvar olduğu gibi açığa çıkıyor. mesafe büyük ihtimalle kavga bahanelerinin en kolay bastırılanı; çünkü kanıtlanması zor, sesi çıkmıyor.