-
o kirpik serumu yılbaşı gibi süzülüp göz çevresine inince bir botanik bahçesinde gibi ayılıyorus insan, eylül rüzgarı gibi yumuşatarak yapmazsan ödev bitecekken siyah ruj lekesi gibi aceleye gelinsin istemez.
-
bakınız kirpik serumu etiket okuma
aslında kirpik serumunu denemeye merak salanlardanım hatır sorarken öğrendim, bu ürünler sürünülen yerden alt kaşa kadar akabilir; göze temasında da farları kurutabiliyormuş. ben giresun'da küçük bahçe seven biri olarak iyice oturup etikete baktınız mı diye sorarım size de. seçmeden önce dermatoloji onayı ne güzel, cildine itina etmek de en tatlı bakımdır.
yine de ilk denerse minik sürüp bir süre deneyin; çünkü işler içinde kürdeki en küçük ayrıntı, sonuçta en büyük farkı yapar. benim kirpiğim az, eksik, olsun; sağlık köyünde güzel dedik ya; bir de adam ol 'güzellik için biraz fedakârlık candan geliyor' de bir de
-
iyi güzel tamam da kimse demiyor ki bunun ceremesi onca saçı silip her ay para dökmek, yine de istiyorum fikirlerini. ben artık kendi bedenimle uğraşan zihniyetten yoruldum, doğal haliyle olsun isterim ama aynada eski günleri özlüyorum işte.
-
kaş serumunu iki aydır her gece sürüyorum, bakışlarımın kenarındaki o boşluk yavaşça kapanmaya başladı. ama gelin görün ki insan bu küçük tüylerin bile hayatında ne fark açtığını görünce beynim dönüyor, biraz korkutucu. ben yine sessizce sürüyorum, çünkü kendime yalan söylemeyi bıraktım, o bakışın gücünü seviyorum. kendine iyi bakan kadın, kimsenin desteğine ihtiyaç duymuyor bacım.