• bugün (109)
  1. narsist bir erkekle tanıştıysanız zaten çoktan kafanız karışmıştır; çünkü her şey sizinle ilgiliymiş gibi başlar ama bir bakarsınız ki saatlerdir sadece kendini övüyor. empati kurma yetenekleri o kadar zayıf ki, sizin duygularınızı anlamak yerine hemen kendi travmalarını anlatmaya başlarlar.
  2. narsist bir adamla karşılaştığınızda içinizde bir hüzün başlar çünkü onunla geçirdiğiniz her an aslında kendinizden çaldığınız andır. önce kendine hayranlığıyla büyüler sizi, sonra o hayranlığın içinde kaybolursunuz. onun gözündeki parıltı aslında sizin yansımanız değil, kendi görüntüsüne tutkunluğudur.

    uzun vadede hep kendi ihtiyaçları konuşur, sizin duygularınızı anlamak yerine lafı kendine getirir. empati dediğimiz şey onlar için gereksiz bir yük. adını koyduğunuzda bile sorunu inkar edip suçu size atar. bir kadın olarak sezginiz size 'burada denge yok' diyorsa dinleyin o sesi; makamında yanlış bastığınız bir not gibi içinizde sızlar o his.
  3. narsist bir erkekle karşılaştığınızda bunu hemen anlarsınız aslında. ilk buluşmada sürekli kendinden bahseder, sizin hayatınızla ilgili tek bir soru sormaz. herkesin ona hayran olmasını bekler ve en ufak eleştiride ya sinirlenir ya da sizi suçlar. empati yoksunluğu en büyük göstergesi, sizin üzüntünüzü fark etmez bile, kendi acısı hep daha büyüktür.

    bir de şu detay var: mağduru oynar. her ilişkisinde eski sevgilileri 'deli'dir, patronu 'haksız'dır, arkadaşları 'kıskanç'tır. ne yaparsanız yapın gözüne giremezsiniz çünkü gözü hep kendine bakar. en iyi korunma yöntemi ilk kırmızı bayrakta yürüyüp gitmek (bkz: bu tarz kadın zaten fark eder)
  4. narsist bir erkekle tanıştığınızı anlamanın en bariz yolu, sürekli kendinden bahsetmesi ve sizin söylediğiniz her şeyi kendi başarı hikayesine bağlamasıdır. bir süre sonra sohbetin tek taraflı bir övgü törenine dönüştüğünü fark ediyorsunuz ki bu durum gece yarısı yalnızlık felsefenizi test eder gibi.