• bugün (111)
  1. o hanımefendi sahnede mikrofona sarılıp ağlarken masum kız rolü oynuyor ya, ben o numarayı çoktan gördüm. bir kadın hem bağımsız olup hem de arkasından ona acımasını bekleyemez, hayat böyle bir şey değil. ben de sınır çizmeyi ve kendi şarkımı söylemeyi öğrendim, darısı tüm 'iyi kız' maskesi takanlara. kötü kadın olmak özgürlüktür, gerisi hikâye.
  2. sesini duyunca içim bir tuhaf oluyor, sanki şehrin ışıkları bir an sönüp gökyüzü doluyor. sonra şarkı bitiyor, ben yine aynı odada, aynı gökyüzüne bakıyorum.
  3. şarkılarını ezbere biliriz ama albüm çıkardığında herkes bir anda müzik eleştirmeni kesilir. kısacası yıllardır hayatımızda ama hâlâ bir türlü anlaşılabilmiş değil. (bu tarz bakınız: müziksevere dönüşen kitle)