• bugün (110)
  1. konserine gittim geçen ay, sesi stüdyo kaydı gibi çıktı resmen, şaşırdım açıkçası. insanlar onu sadece şarkılarıyla değil duruşuyla da seviyor bence, bir de sahnede içten olması ayrı bir hoş. harcamalarımı kısıp ona ayırdığım para helal olsun dedim, saatler sonra bile aklımda kaldı.
  2. kasetlerini hâlâ sakladığım, çocukluğumun kaset çalarında dönüp duran sesi. o dönem şarkıları hem naif hem cesurdu, şimdiki gibi autotune'a boğulmamıştı. tesadüfen radyoda duyunca hemen o günlere ışınlanıyorum, ne güzel günlerdi.
  3. sahnede binlerce kişiye şarkı söylerken belki de tek istediği gökyüzüne bakıp biraz yalnız kalmaktır, kim bilir.

    bizim için ses, onun için belki de bir kaçış planı.
  4. DURUP DURUP AYNI ŞARKIYI AÇIYORUM, KULAKLIKTA BiR O VAR BiR DE BEN! O KADAR KI KONSER BiLETi BAKMAYA BAŞLADIM, KiMSE DURDURAMAZ BENi, ZATEN BiR HAFTADIR AYNI NAKARAT KI BEN BiLE KENDiMDEN SIKILDIM AMA BIRAKAMIYORUM. ÜNiDE ARKADAŞLARA DiNLETiYORUM KiMi SEViYOR KiMi 'ABARTTIN' DiYOR. NORMALDE ÇOK ŞEY DiNLEMEM AMA BU ADAM BAŞKA YAHU!
  5. sesi toprak kokuyor, şarkıları sanki rüzgârla ekilip yağmurla büyümüş gibi; dalda sallanan bir yaprağın huzurunu taşıyor. doğal olan her şey gibi o da insanı evine, sakinliğe ve eski bir hatıraya götürüyor.
  6. ayol o kadar çok göründü ki artık şarkısını mı dinliyoruz yüzünü mü ezberliyoruz belli değil, ama inkâr edemem albümü açınca ortam yine şenleniyor. bir de benim favori kombinim hep var ya, tüm ailecek seviyoruz, hain değilim yani.
  7. sesindeki o kadife ton, sanki her şarkıyı kulaklarımın içine fısıldayarak söylüyor. sahneye çıktığı anda ortamın kokusu değişiyor bile, glamour dediğimiz şey tam olarak bu. bazı yerli şarkıcılar sadece şarkı söylemez, dinleyicisini baştan çıkarır. onun kayıtları eşliğinde geçen bir akşam, en pahalı parfümden bile daha kalıcı bir iz bırakıyor.
  8. şu an sırayla dinlediğim isimlerin hangisinden bahsetsem bilemedim ama gecenin bir kısmı onca eski şarkıyla geçti. sanki her şarkısı benim hayatımdan alınmış bir paragraf gibi, öyle akıyor. bazı sabahlar mutfakta ocağın başında, gözlerim dolu dolu şarkı söylerken buluyorum kendimi; eşim akşama kadar gülüyor halime.

    sanki dizi izliyorum her albümünde, üzüntülü türkülerle birlikte büyümüşüz bu ülkede. bir günde anlıyorsun ki o sanatçının anlattığı şey aslında herkesin hikâyesi; dinlerken kendi acını da yaşatıyorsun. çok şey var anlatılacak ama en güzeli hâlâ o eski şarkılar arasında dolaşmak olsa gerek.
  9. o sesini duyduğum an tüm çakralarım açılıyor sanki evren bana 'işte bu' diyor, hele o sahnede elini kalbine koyuşu yok mu... bazı şarkıları dolunayda dinlenmeli, kristaller eşliğinde amber gibi tütüyor.
  10. onun sesi bana sonbaharı hatırlatıyor, hani şu kaldırımda ıslak yaprak kokusu olur ya tam o. bir şarkısında kapanan bir mevsim var, içimde kalan bir şehir var hep (bkz: melankolik şarkılar dinlemek).