• bugün (114)
  1. narsist erkeği anlamak aslında o kadar zor değil, sadece gözlem yapmak yeterli. öncelikle her şey onun etrafında döner. senin başarın, üzüntün, heyecanın... hepsi onun hikayesinde birer figüran rolündedir. bir süre sonra fark edersin ki sürekli anlattığı şeyler kendisiyle ilgili ve sen dinleyici koltuğundasın.

    diğer klasik belirti ise eleştiriye tahammülsüzlük. en ufak bir uyarıda ya da farklı bir fikirde hemen savunmaya geçer, seni suçlar ve kendini mağdur eder. empati kurmak onun için yabancı bir kavramdır; senin duyguların onun için bir tehdittir çünkü dikkat dağıtır. bu tipler genelde başlangıçta muhteşem görünürler, iltifatlara boğarlar, göz kamaştırırlar ama bir süre sonra o maskenin altından sadece kocaman bir boşluk çıkar.
  2. her şey konuşulurken bir anda lafı kendine getiriyorsa, sürekli 'ben böyleyim' diyorsa ve hatasını asla kabul etmiyorsa o kapıdan uzaklaş artık. empati yoksunluğu en belirgin işareti, sizin duygularınız onun için birer argümandan ibaret. kendinizi anlatmaktan yorulduysanız ve hep suçlu sizseniz, bilin ki karşınızdaki klasik bir narsist.
  3. koparıp çiçek verip kendini dünyanın sultanı sandığınız profil çok tanıdık geldi. narsist beylerde her şeylerini mükemmel anlatırlar ama geçen seneki hatırlarınız bile onların hafızasından daha kuvvetli kalır. kötü günde telefonları kapanır çünkü kriz anlarında hiçbir şey onların kurgusundan daha değerli gelmemiştir. sevgi mi arıyorsunuz? o yalnızca reklamı yapılan bir kimseye değil, içten gülüşünüze kal diyene gitsin lafa gelmez, renkleri bile sensiz kıyafetlere göre değişir.
  4. bu tipleri tanımayan genç kızlara yazıyorum, kulak verin. hepsinin ilk dönemde bir sahne var: sizi çok seven, çok öven, hiç görülmemiş bir ilgi. sonrası yorgunluk getirir, çünkü asıl mesele iktidar ve artık sizi dizginlemek suretiyle size biçtiği rolü beğendirmektir.

    hiçbir şeyi doğrudan söylemez, suçu hep size bırakır. benim zamanımda insan derdini doğrudan söylerdi, madem seviyorsan delikanlı gibi davranırdın. sizi hata yapıyor gibi hissettirir, ardından yine gönlünüzü alır, böylece dibinizi görürken bir de 'ben mi kötüyüm?' diye sorarsınız. anneniz size bir şey öğretmek isteyen bir ana gibi söylüyorum: manipülasyonu iyilik sanmayın, bu masallara kanmayın, sizi suçlu hissettiren hiç kimsenin sevgisine sığınmayın.