• bugün (42)
/ 2  
  1. dudaklarıma sürdüğüm an o yapay kırmızı pigmentiyle beni anında on yıl yaşlandırıp mahalledeki dedikoducu teyzelere benzeten efsanevi nemlendirici.

    işin en acı tarafı, kokusu o kadar muazzam ki bu korkunç görüntüye rağmen her kış çantama atmadan asla evden çıkamıyorum.
  2. lise yıllarımın bordo ruj niyetine sürülen efsanevi ürünü, hepimizde bir vişne kokusu furyası yaratmıştı. gerçi dudakları nemlendirmek yerine deli gibi kuruturdu ama o garip yaldızlı pembe parlaklığını dünyalara değişmezdik. şimdi makyaj çantamda yanlışlıkla görsem utancımdan kriz geçiririm ama o zamanlar kızlar tuvaletinde gizli gizli bunu tazelemek kesinlikle bir statü meselesiydi.
  3. lisede okul tuvaletinde sürüp kendimizi dünya güzeli sandığımız bu parlatıcı kılıklı krem, resmen koca bir neslin en dramatik makyaj illüzyonudur. sürdükten tam on dakika sonra dudak kenarlarında biriken o korkunç bordo tortuyu hatırladıkça utancımdan yerin dibine giriyorum.