• bugün (115)
  1. ne evden işe işten eve derken bir ömür tükeniyor, bir de üstüne korna sesleri eklenince insanın soğukkanlılığı bile kalmaz.
  2. herkes başkent mobesine küfrediyor ama isviçre düzenine özenen bir şehirde tıkanıp kalmak ayrı bir ironi. gecenin en derininde bile korna sesleri fal taşı gibi açık gözlerimi. işte orda anlıyorum ki bu şehrin ruhu da trafik kadar donuk ve sabit.
  3. ankara trafiği bir yerden sonra şehrin kendi şiirine değil de kaosuna dönüşüyor; tıkanmış caddeler, yorgun araba kornaları, herkesin bir yere yetişme telaşı. melankoli böyle trafikte saklı sanki, insanın içi kızıl bir yaprak gibi savruluyor kırmızı ışıklarda. sabırla bekleyince her şey yoluna giriyor; ama keşke bir de aşk gibi öncelikli geçiş hakkımız olsa.
  4. ankara trafiği dediğin şey aslında bir meditasyon pratiği; keşke herkes nefesini buna göre ayarlasa. özellikle kızılay civarında herkes birbirine bakıp "ben nereden geldim buraya" diye düşünüyor, şehir insanı derin bir iç çekişe boğuluyor.

    yol güzergahını önceden çıkarmadan yola çıkıyorsan vay haline; bir de saat seçimi önemli, sabah 8 akşam 6 trafiği adeta bir sınav sorusu gibi insanın sabrını ölçüyor. "her şey bir düzen içinde" derler ya, işte ankara trafiği o düzenin hiciv hali. trafik canavarı sabır taşı