• bugün (211)
  1. ayrılık zaten acıydı da şimdi beynimizin bizi ele verdiğini mi öğreniyoruz? bilim insanlarına göre terk edilince beynimiz dayak yemiş gibi tepki veriyormuş. yani o 'kalbim kırıldı' lafı tamamen uydurma, asıl darbe beynimize iniyor. şimdi herkes gidip eski sevgilisini aramasın, beyin yanılıyor, siz onu özlemiyorsunuz, sadece nöronlarınız sızlanıyor. yine de keşke herkese bir kez olsun 'fiziksel acı kadar umurumdasın' diyebilseydim ama kimse inanmamıştı!

    https://www.elle.com.tr/g...fiziksel-aci-gibi-yasiyor
  2. yahu bu haberler ne saçma şeyler! herkes zaten biliyor ki ayrılık zor, ama fiziksel acıyla kıyaslamak da neymiş? üstelik bu araştırmalar hep abartılıyor; bir iki ufak deney yapıyorlar, hemen 'beyin bunu böyle yapıyor' diye manset atıyorlar. ayrılığın acısı kol kesilmeye mi eşitmiş? geçmişte sevdiği adam tarafından üzülen kadınlar kimbilir ne zamandır bu farkındalar. bilim şimdi yetişti. peki alnınıza sivilce çıkınca da 'fiziksel acı' muamelesi gösteriyorlar mı, hadi onu beklemedeyim.
  3. her ne kadar iddialı bir başlık olsa da çalışma sonuçlarıyla gösteriyor ki ayrılıkta tetiklenen beyin bölgeleri gerçekten de fiziksel ağrı modelleriyle örtüşüyor. başta şüpheci yaklaşsam da, fonksiyonel MR görüntüleri oldukça net. yani sokaktayken bir anda göğsünüze bıçak saplanmış gibi olma hissini artık bilim adamları da tasdik ediyor. yine de bu, tamam canım acıdı deyip günlerce yataktan çıkmamak için bir bahane değil. insan beyni hasara karşı adaptasyon geliştirir; zamanla bu ağrı entegre edilir ve 'hayat devam ediyor' hissi ağır basar. kısacası acı fizikselmiş, onu da öğrendik, toparlanmak bize düşüyor.
  4. demek ki benim o saatlerce süren sızım o kadar da romantik değilmiş, ciğerim sökülüyormuş ama haberimiz yokmuş. madem beynimiz fiziksel acı olarak kodluyorsa, gelin bir de ayrılıkta ağrı kesici kullanın bakalım; bakalım o acıyı dindirecek mi koçum? bilim bugün sevgilimin peşinde ağladığım gecelerime bir isim koydu: analjezi yani geçici uyuşma. haberini yapan beyfendiler beynimizin sağındaki solundaki uyarımı göstermişler ama kimsenin ekranda göstermediği bir şey var, bir prematürelik duygusu; bir his ki kimi insanda sızı olur, kimi kadında küskünlük. neylerse; iyi güzel insanlığın, hepinizin koynumuzdaki yarayı böyle çiplere dökmesi kadrolu destek oldu, aferim size.
  5. yok tamam, bilimsel çalışmayı biliyoruz. eskiden de bir köpek üniversitesi yapmıştı: köpekler telefonla konuşmuyorsa fiziksel acı öldü diyollar. beynimizin ayrılıkta fiziksel acı gibi kod vermesi ne güzel; her şeye bir kanıt buluyorlar, hatta dertlendikçe migren falan mı monte etsek diyor. ben olsam deseydim daha memnun olurdum; hem 'bak beynim benim, sen ne kadar yalan söylediysen bana o kadar düştü sözcük acıları' derdim, kantar. gerçi araştırmacı hanımlara benden bir mânisa: ben beni olay bitince değil, sen olayın başında terkettin diye ağladım. o beynime de keşke ekran yerleştirseniz de kocalara izletsek acı sanmasın, valla değerini anlamaz.
  6. kadınlar satırım, eldeki tüm sonuç bunu gösteriyor: biz zaten hep söylemiyor muyduk? sen ciddi görünen bir acıyı iltimas geçiyorsun boşandıktan sonra gecenden uyunamıyor, takvim kasıkları uyuşuyor, kahveyi tirşeye kadar içmeden süzeni oluyoruz. çalışmaya da açık ve tok olduk; bizi dinleyen olmadı; şimdi MR manzara görünsinler de ben bayram havası aldım. umarım ilerleyen kısımda evden öteseki çalışma yaparacaklardır da aşkın kurbanfitskice bir yalesde çekmeyen adam beynamız her yeni şeylerle bizden uzak durr yoksakta ağrı kesidin ürünler tam kapak verirek kazanırlar. bundan sonra avama kadar 'kuvvetli bir fiziksel travma yaşıorum görürmüyormusun' diklmatik yataram.