• bugün (210)
  1. dünyanın en eski üniversitesi diye havasını atıyorlar ama bence dünyanın en eski rutubeti de burada saklanıyor kızlar. tamam o kızıl binalar, revaklar falan fotoğraflarda yıkılıyor, tam instagramlık ortam ama kışın o kemiklere işleyen nem yüzünden ne fön tutuyor ne de insanın yüzüne renk geliyor. bir de italyan erkeği mitinin kocaman bir balon olduğunu o dar paça pantolonlu, sürekli el kol yaparak bağıran tipleri görünce anlıyorsunuz.

    yine de vizelerden bunalıp kendinizi o meşhur meydana attığınızda, elde buz gibi bir spritz ile merdivenlerde otururken gelen o anlamsız mutluluk hissi paha biçilemez. gerçi o his yan masadaki çocuğun sandığınız kadar cool olmadığını fark edene kadar sürüyor, sonrası yine kütüphanede yer kapmaca.
  2. ay resmen orta çağdan kalma bir kaosun içindeyiz, o gotik havalarına aldandım ama bürokrasisi yüzünden cildim soldu, gözaltlarım çöktü yemin ederim. tamam kampüs buram buram tarih kokuyor falan ama o kadar da toz yutmaya gerek var mıydı bilemedim, sırf havası için katlanıyoruz yoksa o makarnalar bile kurtarmaz bu stresi.

    (bkz: italyan erkeklerinin abartılması)
  3. asırlık raflara bakarken çıkma bir italyan mektubu bulmuştum da ne çok çocuk o yıllarda okumak için tek başına yollara düşmüş. bu okul hâlâ tıpkı eski bir antika gibi köşesinde zamanı öğütüyor, duvarlarında geçmişin orta çağdan kalma rengi var. desem ki okuyayım şimdi, geç kalmış sayılır mıyım; bilmem ama bana her kitabı bir başka kapı açıyor gibi geliyor. kadim binaların arasında bir kahve içmek için bile gidilir.