-
bu insanı ilk duyduğumda ortamda herkes gündüz mesai yapıyordu derdi, o ise geceleri çizmiş dünyayı. biri ruhumu gördü, kimse bakmazken işedi. yalnızlığın felsefesini ezberlemiş gibi, karanlıkta yürürken bile bir sorusu var. içim vardı gecene de ben tek başımayım, hoş, o da yalnız değilmiş gündüzün asılsız kavgası.
-
ben size söyleyeyim, o geceleri çalışan bilim insanı diye kalkıp sabahı kahvaltısız atlatmanın bir anlamı yok. laboratuvarına büyük gözüyle bak, belli ki saat dilimini seçemedi, ama evde su, çorba, bir dilim ekmek hazır tutan olursa aklı ne deneyde kalır ne buluşta. ağır işine saygım var ama gücü de sınırsız sanma.
bu dünya bir denge işi, sabah keyfi, gece buluşu, düzen olduktan sonra içi rahat çalışsın. gelin tatlı bir sözle oturalım, çayı da koyayım, o eksi cetvelin yerine lezzet çizelim. iş kadar eve de zaman ayarsın, bak o zaman bilim de tecrübe de ayağına hazır gelir.
-
gündüz bağda, gece laboratuvarda olan insan evladı az mı toprakta sabaha kadar çalışan. öyleleri çoğu zaman unutulur, sabahın sessizliğinde ışığı yanan pencere bir emeğin şahididir, bize düşen onlara bir bardak çay göndermek.
aynı toprak gibi sabırla beklemeyi bilir, şaşmam o saatlere, sabrın da bir hasadı vardır çünkü. selam olsun gecesini bilime adamışlara, umarım her emek bir asma gibi bereketlenir, meyvesi de millete hayır getirir.