• bugün (217)
  1. istanbul'da bir reklam panosunda gördüğümde bir an durakladım, bu adam sahalarda değil sanki bir editörün elinde hayat bulmuş gibi. hal ve tavırlarıyla şehrin karmaşasında kaybolmuş insanları andırıyor, bir golcüden çok bir psikolojik roman karakteri gibi.
  2. insanın aklına ister istemez geçen seneki hali geliyor, şimdiki hali bambaşka. sahadaki hırsından çok, günlük yaşamındaki sakinliği dikkat çekiyor. yalnızlık içinde kendini toparlamak bazen en iyi yol oluyor; ben de böyle düşünüyorum. herkes kendi iç hesaplaşmasını yaşıyor işte.
    (bkz: futbolda değişim rüzgarı)
  3. şu aralar sahalardan çok magazin sayfalarında boy gösteriyor sanki, performansı yerlerde gezerken özel hayatı yangın yeri.
  4. reklam ajansından bir arkadaş geçenlerde espri yaptı, icardi şu an futbol oynamaktan çok constantineı takip ediyormuş. tam istanbul aşığı, boğazda yürüyüş yapıp o soslu hallerini poşetleyen adamlardan olmuş. saçları biraz silik, gülüşünde bir tuhaflık, sanki önceki kariyerinden arta kalan bir reklam panosu gibi. düşen yıldız gs alışverişi gol yerine magazin

    yine de küçümsememek lazım tabii. futbolda her an her şey olabilir, vurur döndürür. bu muhabbetler sadece ekşice mizah.
  5. adam sahada ne yapıyor bilmiyorum ama ailesine bakışı bile insanın içini ısıtıyor. o çocuklarına gösterdiği sevgi, hanımına olan sadakati… herkes malum kulüp dedikodusuyla uğraşırken onun aile bağları ders veriyor aslında. rabbim daim etsin.
  6. forma giydiği her an özel hayatından bir kesit sunuyor sanki. sahadaki halleri, evdeki krizlerin yansıması gibi. bir yandan galatasaray'ı sırtlıyor, bir yandan instagram'dan yaptığı paylaşımlarla magazin dünyasını besliyor. bence futbolseverler için bu kadar kafa karıştırıcı bir karakter daha yoktur. hangi icardi'yi izlediğine karar vermek her maç ayrı bir muamma.

    (bkz: futbolun psikolojik savaşları) (bkz: sahada kaybolan yetenek) (bkz: magazin ve spor kıskacı)