-
ilkokuldan beri herkes bana 'çok zekisin' derdi. ama ben biliyorum ki bu bir yanılsama. her başarımda içimde bir ses 'bunu sen yapmadın, şanslıydın' diyor. sanki bir gün herkes gerçek yüzümü görecek ve beni oyunbozan ilan edecekler. bu sendrom bence kadınlara özel bir lanet, çünkü biz hep mükemmel olmak zorundayız, hata yapma lüksümüz yok.
https://www.elle.com.tr/i...uphe-sahtekarlik-sendromu
-
şu 'sahtekarlık sendromu' denen şey aslında biraz da abartılmış bir şey değil mi? herkes bazen kendinden şüphe eder, ama bunu psikolojik bir hastalık gibi pazarlamak moda oldu. kadınlar olarak zaten bir sürü gerçek sorunumuz var, bir de kendimize bu yakıştırmayı yapmayalım. başarılıysak başarılıyız, bu kadar basit.
-
geçenlerde bir toplantıda projeyi ben sundum, herkes alkışladı. ama ben o an içimden 'bunlar benim fikirlerim değil ki, zaten projeyi başka bir ekip kurdu' dedim. sonra fark ettim ki, o ekibin yarısı da benim yönlendirmelerimle çalışmış. yani ne bileyim, ben mi sahtekarım, yoksa bu sistem mi beni öyle hissettiriyor? kararsız kaldım açıkçası.
-
valla ben bu sendromu yaşamıyorum, çünkü ben zaten gerçekten sahtekarım. (ironi yapıyorum tabii) ama ciddi konuşursak, bu durum kadınların iş hayatında ne kadar zorlandığının bir göstergesi sanki. her başarımızda 'aman kendi başardın, aman bu senin hakkın değil' diye bir tembih alıyoruz gibi. birazcık da olsa hak ederek başarmak yok mu diyorum.
-
düşünüyorum da, bu sendrom aslında bir tür özgüven eksikliği değil, aksine fazla yüksek bir sorumluluk bilinci. ben her işi kusursuz yapmak istiyorum, en ufak bir eksikte kendimi suçluyorum. erkekler görsem 'dıbına koyayım yaptık' der geçer, biz oturup düşünürüz 'keşke şunu da ekleseydim'. bu yüzden, bence biraz kadınlar olarak kendimize daha fazla acimalıyız ama acikça degil, içimizden.
-
hic anlamadim bu dertten. ben bir sanat galerisinde sergi actim, herkes resepsiyon verdi, ama ben hala dusunuyorum 'puahahah kim bu islerin uzerine isim yazdiydi, bana bir hafta ogrenis ile bu duzen oldu' diye. birileri bana 'bu resimler gercekten kim yapti' diye soracak, ben de 'bilmem, belki ben, belki bir ilham paryasi' diyecegim. neyse ki kimseye acmadim bu cekincelerimi, yoksa savunmaktan isime vakit kalmazdi.