• bugün (110)
  1. yurtdışında okumak, başka bir toprağın nemini ve kokusunu öğrenmek gibi; ilk başta yalnız kalıyorsun ama sonra kök salıyorsun. insanın kendi kökünü başka bir iklimde sınaması güzel şey.
  2. posette brunch tabağı ve herkesin hayran kaldığı şu kütüphane pozu için var mı gerçekten, iki haftada bursun yarısını yemek yaptım diyemedin mi kanka acaba.
  3. kampüsün o havası bambaşka, markalı çantalarla ders koridorlarında süzülüyordum resmen şekerim.

    (bkz: kampüs hayatı)
  4. gidiş lisansüstü bir terapi, dönüş bavulda acı bir aşkla yaşanandır zaten. o üniversitenin merdivenleri sana adığını yükseltmek için sunulur. kahve bitter gibi, iç çeker, kırılanları sindirir. diplomanı hak ediyorsun ama hiçbir akranın, hiçbir üni sana kal demiyor;
    (bkz: donus notu ve burukluk)