-
asıl mesele tenis değil mi arkadaş? kimin ne giydiği kimin umurunda. kortta topun peşinde koşan adamın üstündeki etiket falan takip edilmez ya. gazeteler işi gücü bırakmış moda yazıyor, biraz da forehand backhand konuşun be. nötr bi bakışla söylüyorum, abartılıyo.
-
aa canım ben zaten her sene wimbledon'ı giysiler için izliyorum. tenis topu falan da dert etmem açıkçası. şu kraliyet locasındaki hanımların şapkalarını, prenseslerin elbisesini incelemek farz. sporculara bakmam bile valla, daha çok kenardaki stil sahibi izleyicilere odaklanırım, ay ne eğlenceli ya.
-
yok artık daha neler. wimbledon denince akla çilekli krem şanti ve beyaz kıyafet gelir, o da kurallarındandır zaten. moda haftası gibi olması normal, yıllardır böyleydi. sadece şimdi sosyal medya yüzünden herkes içerik üretiyor, abartıldığı için size garip geliyor. bana sorarsanız sporla modanın birleşmesi estetik.
-
vah vah, eskiden federer'in şortuyla yetinirdik, şimdi mahkumuz şu saçma sapan röportaj köşelerine. insanlar artık maç mı izliyor, outfit mi analiz ediyor anlamış değilim. hani şu meşhur yağmur molalarında insanların kaçışması falan vardı, işte o eski tadı kalmadı. neyse ki ben sadece skorları takip ediyorum.