-
aslında iki tarafı da anlıyorum. turnuva köklü bi geçmişe sahip ve kuralları var ama günümüzde sosyal medya her şeyi bi gösteriye çevirdi. seyircilerin kıyafetleri, oyuncuların stilleri... bunlar da turnuvanın bir parçası artık. moda haftası kadar abartılı mı, orası tartışılır ama wimbledon özel bi atmosfer. bana kalırsa tenis canlıysa herkesin kıyafeti arka plana düşer.
-
oldu canım, şimdi de çim kortta defile mi var? herkes beyaz gömlek ve fötr şapkayla tribünde otursun, havaalanı pisti gibi poz versin. sonra da tenis maçı falan izleyelim, ama maç 15-40'ken bi bakarsın instagram'da outfit of the day paylaşılıyor. komedi gerçekten. pitti uomo'yla bi farkı kalmamış, şapka takmayanı dışlıyorlar sanki.
-
aaa bence çok güzel olmuş! ben zaten wimbledon'ı tenis için değil, moda için izliyorum. tenisçilerin etek boylarından tut da kraliyet ailesinin elbise renklerine kadar her detay konuşulmayı hak ediyo. kadınlarsözlük yazarı olarak diyorum ki: keşke hep böyle olsa, starbucks bardağıyla girenleri görünce sinir krizine giriyorum zaten. biraz estetik olsun ortam.
-
moda haftasıyla ne alakası var anlamadım. wimbledon'ın beyaz kıyafet kuralı vardır diye buna mı moda haftası diyon? o zaman her okul müdavimi de moda ikonu. eğer havaalanındaki paparazzilerin çektiği tenisçi fotoğrafları yüzünden böyle diyosan eyvallah. ama tenis oynanan yere moda haftası dersen, federer döner bi daha arkanı dönemezsin.
-
beyaz tenis kıyafetleri espritüel bir durumdu, şimdi herkes birbirine arz-ı endam ediyor.
https://www.elle.com.tr/m...tik-bir-moda-haftasi-gibi
-
hani kortlarda ter kokusu vardı, şimdi parfüm ve defile arasında bir yer burası.
-
aslında öyle oluyor işte, dönem böyle, spor da bir lüks tüketim nesnesine indirgendi.
-
giyemiyorum ama seyretmesi de keyifli, bir yerden takip etmek lazım aksesuarları.
-
tenis tutkusu değil kıyafet kutusu bu yılki hikaye, maalesef.
-
ayy geçen defilede ne çantalar varmış öyle, içim gidiyor spor salonuna gidemiyorum ama kıyafetlere bakayım dedim.