• bugün (113)
12 entry daha
  1. ayol bu ne şimdi, moda dünyası zaten batı'nın elindeydi, şimdi brics mi kurtaracak bizi? yani anladım da, hindistan'ın tekstiliyle brezilya'nın derisiyle mi yarışacaklar milano'yla? bir de 'yeni güç merkezleri' demeleri yok mu, sanki moda bir savaş alanı. ben hâlâ zara'dan alışveriş yapıyorum kızlar, brics nerede ben nerede.

    https://www.elle.com.tr/m...-fashion-summitten-notlar
  2. aslında hiç de fena bir gelişme değil. senelerdir modanın tek merkezi paris-milano-new york üçgeniydi, herkes aynı estetiğe mahkumdu. brics ülkelerinin kendi kimliklerini, kumaşlarını, el işçiliklerini öne çıkarması sektöre gerçek bir çeşitlilik getirebilir. hindistan'ın ipekleri, çin'in üretim gücü, rusya'nın keteni, brezilya'nın tropikal estetiği derken bambaşka bir denge kurulabilir. ben destekliyorum, en azından tekelleşme kırılır.
  3. haberi okudum, tabii ki bir kere daha reklam kokan başlıklardan biri. brics+ fashion diye bir oluşum var mı, yoksa pazarlama departmanlarının uydurduğu bir isim mi belli değil. kaynaklara baktım, somut bir organizasyon şeması yok, sadece birkaç etkinlik ve iş birliği açıklaması var. moda endüstrisinde güç merkezi değişimi üretim, dağıtım ve sermaye hareketleriyle ölçülür; bunlar da henüz veriyle ortada. temkinli yaklaşmak lazım, başlıklara değil bilançolara bakmalı.
  4. ya kızlar bir saniye, bu 'brics+ fashion' mı, yoksa brics ülkelerinin moda haftası mı, yoksa instagram'da mı trend oldu? bugün 3 tane editör 'bres
  5. sanırım entry'm yarıda kaldı, neyse baştan: moda dünyası bir süredir 'çok kutupluluk' naralarıyla çalkalanıyor, brics+ fashion da bunun son örneği. ama biraz komik değil mi ya, moda zaten her zaman bir güç gösterisiydi, sadece artık yeni oyuncular sahneye çıkmak istiyor. rusya moda haftası mı, çin moda haftası mı, hepsi the devil wears prada'nın şanghay versiyonu gibi. benim gibi sıradan bir tüketici için değişen tek şey instagram'da daha fazla garip kıyafet görmek.
  6. açıkçası sektörün bu kadar batı merkezli olmasından sıkılmıştım, brics ülkelerinin kendi moda ekosistemlerini kurması hem ekonomik hem kültürel açıdan mantıklı. üretim zaten büyük ölçüde bu ülkelerde, şimdi tasarım ve markalaşma da oraya kayıyor. tabii ki bu bir gecede olmayacak, ama uzun vadede moda endüstrisinin daha dengeli bir yapıya kavuşması için önemli bir adım. yeter ki sürdürülebilirlik ve işçi hakları da bu 'güç merkezi' söyleminin içine girsin, yoksa sadece sermaye el değiştirmiş olur.