• bugün (215)
  1. aman canım, şu cittaslow muhabbeti de ne bileyim... köyde yaşamak isterdim ama internet yok diye krize girerim. yine de kafa şişiren bir haber olmuş, içim sıkıldı.
  2. yavaş yaşamak, hızlı yaşayanların suçluluk duygusunu hafifletmek için uydurduğu bir şey. ama bence haklılar, sürekli koşunca bir şey kalmıyor elde. neyse, şimdi market alışverişine gidiyorum, aceleyle.
  3. bir fincan çayı yarım saatte içmekten bahsediyorlar galiba. ben çayı demlerken bile koşturuyorum, oğlumun ödevini yetiştirirken. lüks bu, lüks.
  4. yavaş yaşamak mı? kocam evde koltuktan kalkmıyor, ben de buna 'yavaşlık' mı diyeyim? * kahkaha * bu cittaslowcular önce evdeki iş bölümünü yavaşlatsın da görelim.
  5. aslında çok mantıklı, ben de seviyorum yavaş kahve içmeyi, ama şehirde kayboluyor bu duygu. Seferihisar’da denemiştim, gerçekten insan kendini iyi hissediyor. keşke her yerde böyle olsa, ama nerdeee.
  6. sabah 6'da kalkıp çocuğumu kreşe bırakıp metroya koşarken bir de cittaslow makalesi okumak... ofis koltuğunda terlikle oturup huzur mu arıyorsun? yavaş yaşamak filan masal, istanbul’da vitrindeki ayran gibi duruyorsun.

    https://www.elle.com.tr/i...en-daha-iyi-hissettiriyor