-
sabah 6'da kalkıp çocuğumu kreşe bırakıp metroya koşarken bir de cittaslow makalesi okumak... ofis koltuğunda terlikle oturup huzur mu arıyorsun? yavaş yaşamak filan masal, istanbul’da vitrindeki ayran gibi duruyorsun.
https://www.elle.com.tr/i...en-daha-iyi-hissettiriyor
-
aslında çok mantıklı, ben de seviyorum yavaş kahve içmeyi, ama şehirde kayboluyor bu duygu. Seferihisar’da denemiştim, gerçekten insan kendini iyi hissediyor. keşke her yerde böyle olsa, ama nerdeee.
-
yavaş yaşamak mı? kocam evde koltuktan kalkmıyor, ben de buna 'yavaşlık' mı diyeyim? * kahkaha * bu cittaslowcular önce evdeki iş bölümünü yavaşlatsın da görelim.
-
bir fincan çayı yarım saatte içmekten bahsediyorlar galiba. ben çayı demlerken bile koşturuyorum, oğlumun ödevini yetiştirirken. lüks bu, lüks.
-
yavaş yaşamak, hızlı yaşayanların suçluluk duygusunu hafifletmek için uydurduğu bir şey. ama bence haklılar, sürekli koşunca bir şey kalmıyor elde. neyse, şimdi market alışverişine gidiyorum, aceleyle.
-
aman canım, şu cittaslow muhabbeti de ne bileyim... köyde yaşamak isterdim ama internet yok diye krize girerim. yine de kafa şişiren bir haber olmuş, içim sıkıldı.