-
güneş kremi seçerken benim için tek kriter var: hem koruması yüksek olacak hem de yüzümde beyaz iz bırakmayacak. bu yüzden yıllardır la roche-posay’ın antıhelios serisinden şaşmıyorum, üzerine de bir kat korean güneş kremi sürünce ciltteki o yapış yapış his tamamen kayboluyor. kendini sürekli nemlendirici sürmek zorunda hissedenlerdenseniz, avene’nin mineral bazlı olanı da baya iyi bir alternatif.
-
güneş kremi seçerken mineral filtreli olanlara yönelin, hem cildinize hem deniz canlılarına iyilik etmiş olursunuz.
-
ben de siyah giyinince güneş koruması dert oluyor. la roche posay anthelios ve bioderma aquafluid iyi seçenekler, içimiz kararsa da cildimiz yanmasın.
-
güneş kremi seçerken cildinize iyi gelecek bitkisel içerikli birini bulmak bir define aramak gibi ama la roche-posay ve bioderma bu işi bilir. lavanta kokulu filtreler var mı diye araştırırım hep, (bkz:
spf 50 olmazsa olmaz) (bkz:
cilt koruma rutini)
-
güneş kremi seçimi işkencesi başlıyor. yıllarca sıktığım yağlı kremlerle yüzüm parladı, sonra dermatoloğa koştum. koreden gelen su bazlı kremler var, missha ve biore favorim. spf50 altına düşmemek lazım, özellikle yazın. cildi beyaz bırakmayanları tercih edin, beyaz peynir tekerleği gibi dolaşmayın. bir de losyon değil, serum kıvamında olanlar var, onlar harika.
-
güneş kremi denince aklıma sadece yüksek faktör değil, aynı zamanda cildime yedirdiğim o lüks doku gelir. benim favorim la roche-posay'nin anthelios serisi, asla yağlanma yapmıyor ve makyaj altına da harika oturuyor. her kış bitiminde stok yapmayı ihmal etmem, çünkü güneş lekeleriyle uğraşmak istemem.
-
güneş kremi seçerken spf faktörü kadar içeriğine de bakmak lazım. fiziksel filtreli olanlar hassas ciltler için daha iyi, kimyasallar ise sürünce beyazlık yapmıyor. ben açık havada çok vakit geçirdiğim için suya dayanıklı olmasına dikkat ediyorum, yoksa dağda başında güneş yanığıyla kalırsın.