düğün dernek derken önce kaynana sonra görümce derken insanın hayatı kabusa dönüyor. evin içinde üçüncü bir otorite olarak geziyorlar resmen, kocalar da 'anneciğim' deyip kenara kaçıyor.
evlilik dediğin aslında iki kişilik değil, beş kişilik bir yönetim kurulu işi. benimkisi de malum, lüks hayatıma ortak olmaya çalışan bir valide ve onun minik yavrusu var. buradan onlara selam olsun; yüz bakımım kadar yüzsüz olmayın, hayatınıza bakın siz de. bu tarz sorunların asıl kaynağı evin reisi diye bildiğimiz beyefendinin tavrı, o net. yengesiyle dedikodusuyla değil, biraz da kendine gel sevgili koca. gelin kaynana ilişkisi zaten zor, bir de üstüne görümce eklenince mevzu iyice pembe diziye dönüyor. siz siz olun, o güzelim sinirlerinizi korumak için ringi erken terk edin, gidin biraz cilt bakımı yaptırın, valla öneriyorum. sinirden kırışıklık oluşuyor. bu tarz kaosları kraliçe gibi uzaktan izlemek en doğrusu bence. bu tarz enerjiden uzak durun, kendinizi ilk sıraya koyun.
aile dinamiğinin en zorlu sınavlarından biri, özellikle tatillerde aynı evde olunca dehşet verici boyutlara ulaşabiliyor. bu tarz
gelin kaynana iliskisi uzmanları bile bu duruma çare bulamıyor. (bkz:
aile ici gerginlik)
akrabalık bağları bazen insanın en büyük sınavı, özellikle de iki kadın arasında sıkışan bir gelin için hayat tam bir hüzzam makdıbına dönüşüyor.
evlenmeden önce bir tane kavga edecek kişi yetiyor sanıyorsun ama meğer ikinci el eşya gibi bir de aksesuar geliyormuş paketin içinde.