• bugün (211)
  1. yeni bir rutin oluşturmak istedim ama kore kozmetiği konusunda o kadar çok ürün var ki kafam durdu. ilk denememde toner diye aldığım suyun içine elimi daldırdım, sonra bir baktım o aslında cilt temizleme suyuymuş. kızlar sağ olsun, grup sohbetinden yardım aldım, şimdi yavaş yavaş doğru ürünleri buluyorum. özellikle cildimde o oyuncak gibi ambalajların verdiği mutluluk, slipknot dinler gibi hissettiriyor, nedense?
  2. sokakta bir kızın cildi parlıyorsa ya mutsuzdur ya da kore rutini var. altı adım diye başlıyorsun on ikiyle bitiyor ferahlatıcı tonik sessiz bir terapi gibi. kimseye anlatma kalsın.
  3. kore kozmetiği denince akla 10 adımlık rutinler geliyor ama çoğu ürünün vaadiyle gerçek performansı arasında uçurum var. özellikle nemlendiricilerin %90'ı silikon bazlı, cildi anlık parlatsa da uzun vadede ne yapıyor tartışılır.

    (bkz: kore kozmetik çılgınlığı)
  4. kore kozmetiği dediğin nedir biliyor musunuz? sanılanın aksine 7 kat krem sürmek filan değil. asıl mesele cildinize saygı duymak. yani sünger gibi bir şey sürmüyorsunuz, içindekileri sindirerek uyguluyorsunuz. her ürün bir görev üstleniyor: temizleme, nemlendirme, koruma. mantık bu.

    ama şu da var, her önüne gelen kore ürünü almasın. çünkü bazıları çok hafif geliyor melanin seven cilde. mesela spf mevzusu tartışılmaz, kore güneş kremleri dokuda zirve. ama yine de kendi cilt tipinizi bilmeden savaşa girerseniz kaybedersiniz. araştırma şart.
  5. ya ben bunları öğrendikçe tıpkı dizideki başrol gibi her sabah aynaya bakıp 'bugün de mükemmel görünmeliyim' diyorum, ama o mükemmellik en az 10 adım sürüyor, şaka gibi.