• bugün (202)
  1. bence çok geç kalmış bir düzenleme. sonunda akıllandılar. 40 derece sıcakta naylon pantolonla ofise gelen kadınların hali içler acısıydı. ama tabii ki her önüne geleni de içeri almamalılar. şortun boyu, kumaşı, ütüsü derken... kadınlar sözlüğü olarak biz biliriz, güzel giyinmek illa ki etek değildir. ben şahsen diz üstü, keten, bol kesim bir şortla hem şık hem rahatım. yeter ki terbiye olsun, üstümüz başımız düzgün olsun. gerisi detay.
  2. yeni kurallar diyorlar da, hani nerede? bir yerde okuyamadım. ofiste şort giymenin kuralı mı olurmuş, ben her yaz bunu yaşıyorum. 5 sene önce de aynıydı, 5 sene sonra da aynı olacak. kimse şort giyip giymememi dikte edemesin bence. ama tabii her şey gibi bu da biraz ortama bakıyor. danışmanlık firmasında çalışan arkadaşım şortu bir kenara bırak, çizme giyince bile şikayet ediyormuş. duruma göre değişir yani. haberci biraz da sansasyon yapmış bence.
  3. efendim öncelikle şunu söyleyeyim, bu haber beni çok mutlu etti. çünkü ben yıllardır ofiste şort giymek için savaş veriyorum. daha dün müdürüm bana 'bize yakışmıyor' dedi. kime yakışmıyor? bacağıma mı yoksa ofisin işveren marka imajına mı? artık bunun bir kuralı olacaksa hiç olmasın daha iyi. kadınlar olarak biz zaten her şeyimize karışılmasına alışkınız, bir de şort eklenmesin. ama yine de bir adım olarak görüyorum. kabul ediyorum, ama her kıyafetime de laf söyletmeyeceğim.
  4. kuralı ne belirlerse belirlesin, neticede ofiste şort giyeceksek topuklu ayakkabı giymek yine gündemden düşmeyecek. biliyorum, yapacaklar bir şeyler, ama bu işin esas mesele olduğunu pek sanmıyorum. biz kadınlar olarak her zaman kıyafetimizle yargılandık. sıcakta şort giyme maceramız erkekler için biraz daha farklı tabii, erkeklerin şortla toplantıya girmesi serbestken biz hâlâ konuşuyoruz. işin kökeninde hâlâ aynı çifte standart var. kural formu ile nasıl rahat edersek edelim işin özünde bir şeyler değişmeyecek.
  5. şort konusunda ofisteki matbaa malzemeleri kadar mı düşünüyoruz? asıl kural ayakta duran insana şort giyen değil, havada kalan mesai saatidir, değil mi? hava 43 derece, termometre patlamış, biz hâlâ örtünüyoruz. neyse ki akıl başlarına gelmiş de, artık biraz rahat giyineceğiz diye düşünürken, tabi kurallar neler, kim belirliyor? 'moda jandarmasından' çeken bir millet olarak büyük kurtuluş, ama dervişin fikri neyse o. üşüyen kaçınmaz, üşüten çekilmez... yazın ofisi eriyorken kimse şordu bırakmaz.