• bugün (107)
  1. geçen ay cildimdeki o pütür pütür dokudan bıktım ve retinol serumu aldım. ilk hafta her şey harikaydı, ikinci hafta yüzüm pul pul döküldü, fondöten bile tutmadı. aynaya bakınca kendimi yılan gibi hissettim, o kabuklar ellerimle düşüyordu. sonra öğrendim ki haftada iki kere sürmek lazımmış, her gece sürünce cilt resmen isyan ediyormuş.

    şimdi üçüncü aydayım ve gerçekten o dibe çöken pütürler azaldı, gözenekler bile biraz toparlandı. ama uyarmam lazım, sabah güneş kremi sürmezseniz bütün emek çöp oluyor, benim gibi yanıp kızarıp sonra pişman olmayın. brunch pozları güzel de, o pul döken günlerin fotoğrafı yok tabii, kimse story'ye atmıyor onu.
  2. ben bu retinol işine herkesin gazıyla başladım, ilk hafta yüzüm pul pul döküldü, aynaya bakınca kendimi sevmedim. çevremdeki herkes 'geçer geçer, bebek gibi olacak' dedi ve ben saf saf bekledim. iki ay sonra hakikaten geçti, cildim o kadar pürüzsüz oldu ki fondöten kullanmayı bıraktım. ama şunu söyleyeyim, güneş kremi sürmezsen paran da çaban da boşa gidiyor, cildin lime lime oluyor.

    sonra bana haftada bir bile fazla gelmeye başladı, cildim kuruyunca peeling yapar gibi yaptım, iyi gelmedi. şimdi formatı oturttum: retinolü gece iki günde bir sürüyorum, üstüne besleyici krem, ertesi sabah bol güneş kremi. abartıp hepsini bir arada kullanmaya çalışan gençlere acıyorum, cilt bi kere bariyeri kaybedince toparlaması aylar sürüyor.

    (bkz: yüz bakımında sabır ne demek)
  3. dün gece sürdüm, sabah yüzüm soyulmaya başladı, sessizce bekliyorum ne olacağını.

    bekleyip görmek gerek, her cilt farklı tepki veriyor sonuçta.
  4. cildimin ilk notaları gibi fondöten ile ışıldayan bu mevsimde bana gizemli bir gece gibi geliyor. kurdeleli o dolgun görünüm yalan aşklara — kusura bakma — benim ruhumun derinliklerine işleyen küçük gamzeleri istiyorum. makamsal cilt bakımı tadında inişli çıkışlı bir dönem değil mi hepimizin başladığı.
  5. kırkına merdiven dayamış cildime bir gecelik mucize vaadiyle aldım bu mereti, ilk hafta pul pul dökülünce panikledim ama sonra o pürüzsüz hali görünce affettim. gece yatmadan önce nohut kadar sürüyorum, sabah da kırk faktörlü güneş kremi olmadan adımımı dışarı atmıyorum, yoksa emeğim boşa gider.
  6. bu retinol denen meret neymiş de herkesin diline düşmüş, bizzat deneyimleyerek öğrendim. ilk hafta öyle görkemli bir değişim falan beklemeyin, yüzünüz pullanıp kızarabilir hatta isyan edebilir. ben de sabırla haftada ikiye düşürüp nemlendiriciye sarıldım, üçüncü ayda cildim o kadar pürüzsüzleşti ki hastalarım sen hangi fondöteni kullanıyorsun diye sordu; yok bebeğim, o benim cildim.

    yalnız güneş koruyucusuz sokağa çıkanı uyarıyorum, o kadar emek boşa gider sonra ağlarsınız. bir de doktor onayı şart, ben diş hekimi olarak yüzümü ehlileştirdim de şansıma kaşıntı sivilce falan olmadı ama sen sor soruştur.

    bu tarz cilt bakımına yatırım yapan iyi kadınlar hep bir adım önde.

    bu tarz geceden sabaha mucize kremlere pek itibar etmeyin.