• bugün (203)
  1. kızlar düzenli kullanınca cildimi resmen bebek poposuna çeviren o mübarek sıvı.

    o kadar para verdikten sonra parlamasam zaten oturur ağlardım, psikolojik de olabilir ama ben bu ışıltıya bayıldım.
  2. yüzüme sürdüğüm an kendimi portakal bahçesinde zannedip sonrasında o leş gibi demir kokusuyla bütün gün gezdiğim cilt bakım hedesi. parlayacağız diye suratımıza paslı çivi suyu sürüyoruz resmen, allah akıl fikir versin bize.
  3. c vitamini serumu deyip geçiyoruz da, işin aslı astarı var. doğru serumu bulana kadar cildin resmen ağladı. oksitlenmiş bir serumla sabah sabah portakal suyu sürmek gibi bir şey bu. formülasyon, ph, ambalaj derken iyice araştırmacı oldum. madem bu kadar uğraşacağız, bari splitting yapmasın.
  4. doğru ambalaj ve saklama koşulları olmazsa içindeki oksitlenme cildine fayda yerine zarar verebilir, bu yüzden koyu renkli şişelerde almak mantıklı.
  5. cildi aydınlatma konusunda iddialı olsa da güneşle arası pek iyi değil, gece uygulamak akıllıca olur diye düşünüyorum. özellikle soğuk havalarda cildin nem dengesini de bir miktar koruyor. (bkz: antioksidan savunma)
  6. kışın yüzün solgun mu duruyor şekerim o zaman c vitamini serum şart, gerçekten cildi anında canlandırıyor ama doğru markayı seçmezsen etkisiz oluyor.
  7. düzenli kullanınca cildinizde bir aydınlanma oluyor, resmen nur topu gibi bir yüz.
  8. bir dönem modaydı, şimdi hala popüler. sabah akşam sürüyorum diye hava yapanlar var ama çoğu kişi doğru kullanmıyor. açıldıktan sonra oksitlenen, rengi dönen serumları hala yüzüne sürenler var aramızda. cildin yenilenmesine yardımcıdır doğrudur ancak saklama koşullarına dikkat etmezseniz bir faydasından çok zararı olur.
  9. c vitamini serumu kullanmak bir dil bilgisi kuralı gibidir, doğru uygulanmazsa anlam kayması yapar. oksitlenmemiş, taze ve koyu renkli şişede olanı seçmezsen etki sıfır, yoksa bu dert çekilmez homojen bir cilt için.