• bugün (108)
  1. güneş kremi konusu gerçekten hayati ama millet olarak çok yanlış anlıyoruz. ben bankada çalışan iki çocuk annesiyim, sabah evden çıkarken güneş kremi sürmek akşam çocukların ödevini kontrol etmek kadar rutin oldu. ama burada önemli olan sadece spf değeri değil, kıvamı ve cildine uyumu. spf 50+ yazıp da yapış yapış bırakan bir ürünü kimse kullanmaz, sonra da 'ya ben krem sürüyorum ama yanıyorum' der. su bazlı, mat bitişli, cilt bariyerini bozmayan formüllere yönelin. ben sabah sürüp üstüne bir de pudra geçiriyorum, öğlen de teneffüste çantadan çıkarıp tazeliyorum. otuz dört yaşında, iki doğum sonrası lekesiyle uğraşmak istemiyorsanız bu dediklerimi yapın, kışın bile sürün. güneş kremi lüks değil, ihtiyaç. bunu ne kadar erken kabul ederseniz o kadar iyi.
  2. yüzümde iz kalmadan yazı geçirmek istiyorsan spf 50+ olmadan sokağa çıkmıyoruz artık, hepimiz biliyoruz ki güneş lekeleri en çok makyaj temizliğine üşendiğimiz akşamlarda yerleşiyor. bu yüzden hafif dokulu, beyaz iz bırakmayan ve gözenek tıkamayan bir kremle barışığım.

    (bkz: yazın cilt bakımı)
  3. güneş kremi alırken sadece kokusuna ve ambalajına bakmayın kızlar, o yazın sizi kurtaran şey spf oranı ve içeriği. cildiniz kuruysa nemlendiricisi bol olanı, yağlıysa su bazlı ve mat bitenini seçin. karma ve lekelenmeye meyilli ciltler için renkli, mineral filtreli ürünler daha mantıklı; çünkü hem lekeleri kapatıyor hem güneşin zararlı ışınlarını fiziksel olarak yansıtıyor.

    göz çevresi için ayrı, dudak için ayrı ürün kullanmak işin püf noktası. güneş kremi sürmeyi sabah rutini haline getirip iki saatte bir tazelemeyi unutmayın. yüz yüz elli lira verip aldığınız o küçük tüp aslında kırışıklığa ve lekeye karşı en sağlam yatırım. kocanız elli lira fazla verdin diye laf ediyorsa ondan size bir şey demeyin, artık nasıl savunuyorsanız savunun.
  4. şu sppf mıdır spf midir nedir, kimi yüz kimi sayı, kimisi de 'üç parmak boyu' der geçer; en çok da kullanan değil pazarlayan biliyor sanki işi. bir de şu var ki cilt rengi diye cilt tonu üzerinden ayrımcılık dönmüyor değil, 'beyazlatıcı etkili' yazan kreme kadar her şey marketing masalı.
  5. kremi sadece güneşte sürme, arkadaş çoğunuz gibi spor salonu cekletim değil bu, su disinda siz eve girerken gunes kaymissa maydonozda yataga cikilurla yorgan corbasina giren biriyim. bi is hav sozdа uva, hem sobasi hem o kilonu drler, yazlik kredisinde sirt ve uzerinde her yerini surmelisin, alerjiyse sprese kreminiyle aynı dеfil, bir baklava var sarimsak gibi kazik gelmissse bu da ingilli sonunda eczanede satilanlardan secmelisin.
  6. yüzüne sürdüğün şey plaj çantanın en önemli parçası aslında, spf 50 altına inme ve iki saatte bir tazele. pahalı diye tutup bir kere sürüp bütün gün denizde kalmak yok, sonra aynada o lekeyi görünce ağlıyorsun.