• bugün (110)
  1. ghosting'in alternatifi soft launch, rising sign'ı ise breadcrumbing, favorimiz tabii ki silent luxury ilişki. şekerim adam sana üç gün yazmıyorsa bu ghosting değil, sezon sonu indirimi gibi bir veda. trend bu yönde, kimse final konuşması yapıp duygusal vintage pozuna girmek istemiyor. artık üç nokta bile yüzüne söylenenden daha şık.

    (bkz: situationship)
  2. ghosting bir moda değil, bir kaçış biçimi; insan bazen bir şarkının son notasını söylemeden susar ya, iletişim de öyle yarıda kalınca hüzün kalıyor.
  3. kartlar bunu on kez ç/söyledi bir kez de ben söyleyeyim: bir insanı okumadan uf key him diye değil, sessizlik sessiz de kapatabilir asıl gerçeğini bakıyorum. bu ghosting dediğin şey yeni bi moda değil, insan evladının kaçma huyu, saat yönünü asla şaşmıyor. bazen boş bakacak birine ihtiyaç var, ama kartların yalan söylemediği bir şey var: kader yine de bir kıvılcımla gelir.

    canım kalbimsin diyorsun ama karşı taraf bunu duyup kapatıyor işte. bir kere ayını bil, bir kere sessizlik şans getireceğini, ve kendi kartına biz gülümseyelim.
  4. nedense insanlar konuşmaya bile tenezzül etmeden sessizce yok olmayı zahmetsiz bir çıkış sanıyor. oysa ilişkiler de bir mekânın düzeni gibi; bir köşeyi ani ve sıvsız bırakınca ileride bir gün o boşluk gözüne batıyor. 'artık konuşmayalım' demek bu kadar zor olmamalı, terbiye meselesi biraz. konforu kaçtığı için cevap vermeyen de bir süre sonra aslında acıtıyor, sadece adı uzuyor oluyor.
  5. şimdi bir insan bu kadar kolay şiire dönüşen biriyle editör olma hayalinden vazgeçer, son dizeyi siler ve ardına bakmadan gider; ben de hâlâ yazdığım bazı mesajları aylarca okuyup ne yapacağımı bilmem.

    sonunda her giden eski sessizliğini geri bırakır, belki de bu ona modern birkaç bu tarz melankolik terane (bkz: sessiz vedalar edebiyatı) yani şeytan terk edince sevgiliye son hediye, içli dize.