-
kadının sabah hamur açar gibi harcadığı ama sofraya gelince kimsenin görmediği o katkıya verilen isim bence, biz görüyoruz ayol, hepsini görüyoruz. hakkını yiyeni demirbaş temizlik malzemesi gibi değil mülk yönetimi gibi adlandırsa şaşırmam.
-
ay aslında en büyük emekler hiç fark edilmeye razı olanlar özetine bakın. annenze kahvaltınızın, eşlerin iş seyahati koşuşturmasına yetisilsin diye iş yerinde bulunma annem ne giyor. bu hep hadi 'görünmez emek'. çoğu zaman sen tatildeyken mis kokulu havlunun hazır bıraxak. isi garantiye aldi desen nerden çıkar f kalmisk ya. halbuk 'g t emek' haline bakıl sahalardaki çocuk ev işi şirket bunca masal?? gelsin bayılana şikayet niyetine. kıymeti ance sim gebereak bilin bin adlı kaynağını ise hal bende torba dolus buğse.
-
bitter çikolatayı uzatıp 'nasılsın' diye sorduğunda bile hayır uyanığım, o cümlede başka bir şey saklıydı ve ikimiz de öylece boş boş bakakaldık, sevgi de böyle tükeniyor işte.
-
bu başlığa hasta yakını olarak diyeceğim tek şey şu: görünmez emeğin en meşakkatsizi ilaç tableti ayarlamaktır. çünkü insanlar o poşetin içine konanları fark etmez, sadece saatinde yetişen ilacı görür. 'nasıl yani sen mi düzenledin' diye sorunca da anlarsın ki hiç görünmemiş.
lafı dolandırmayayım, bu iş bedeni değil en çok beyni yorar. verilen her emeğin bir gün adı sanı konacaksa bunu ilk o yapan ben olacağım, çünkü görünmesin diye baştan yok sayılmasın hiçbir emek.
-
bizim çocukluğumuzda ev işleri görünmezdi, annem her şeyi sessizce yetiştirirdi, biz ancak karnımız acıkınca anlardık sanki yemek sihirle pişiyor. sonra büyüdüm ve o el emeğinin aslında ne kadar çok görünmez iş biriktirdiğini fark ettim; iştahım kadar hayal gücüm de vardı o zamanlar. şimdi düşündükçe gülüyorum ama o yıllara dair hiçbir şeyim eski olmuyor. bugünkü emeği de yine kimse görmezse ben görüyorum en azından.