• bugün (209)
  1. evladım, bu dünyada kimi toprağı kazıp ekmeğini kazanır, kimi terini bile namuslu muamele görmeden genç yaşta vücudunun başarısına alet eder. bizim oğlanlar bir dede duasıyla değil, asfalt gibi doğru olmasaymış aşamazdıydı o yolu. dağ başında bile evine helal rızk dönerdi ama tuttu bu şehir imtihanları bir ömür sönmeyen nurdamızı gölgede kışkırtıyor. neyse, eline sağlığı yerindedir ben resmini dua vakti çerçeveden eksik etmem.

    (bkz: milli sporcularımız)
  2. bu konuya girmeden evvel herkesin çok istediği bir noktaya parmak basmam gerekiyor: şıklık her yerde olmaz. efendim, bir de şöyle düşünün, spor yapacaksınız diye sabahtan sürmeli saç müsini, ipek eşofman takımı, güneş gözlüğünden oluşan kombini sırtına giymek lazım. yani kesinlikle sıradan bir esneme hareketI bile kusursuz görünmeyi hak ediyor. bazılarımız 'aman canım ben kiloya bakarım, spora giderken tıp tıp gezerim' diyor ama insanın kendine duyduğu saygı kalitesinden katiyen ödün vermemeli.

    isterseniz şöyle diyeyim; o markanın o çantası o sırada mükemmel bir uyum sağlıyor. bu işler ufak ayrıntılarda biter. çoraplarla panter rengi bant arasındaki uyum, yanındaki spor ayakkabısının hikayesi tamamen kaliteli olduğunu anlatıyor. ben bir tek şey bilirim, eğer siz içinden geçen markerimiz diye poz vermiyorsanız nerede kalır o başarı? salonun kapısında sizi gören herkes 'vay, bu gerçekten yeriliden çıkmış resmen' der. öyle de olmalı yani, spor salonuna rahatınız ruhunu sattınız, bunu paha biçilmez kılmak demek.
  3. fikirleri kadar duruşuyla da insanı kendine hayran bırakan bir sporcu. aslında spordaki başarısı tesadüf değil, genlerine ve azmine işlemiş bir disiplin var. insan odaklı açıklamaları, bilime ve öğrenmeye verdiği önemle gözümde iyice büyüdü. bazen düşünüyorum da, spor denince akla sadece koşu bandı gelmemeli, insan gerçekten tutkuyla uğraştığında neler başarıyor kim bilir. bol şans diyorum, gururumuzsun.
  4. antalyada okuyan biri olarak denize girmeyi spor saymadığım için milli takıma giremem ama şu kızların azmi gerçekten ilham veriyor. sadece sahada değil, sosyal medyada da genç kızlara spor yapmanın ne kadar keyifli olduğunu gösteriyorlar. maçtan sonra röportaj verirkenki halleri filan çok tatlı, altın nesil olsun da nereden gelirse gelsin diyorum.
    (bkz: milli takımda heyecan)
  5. toprakla barışık bir botanikçi olarak diyebilirim ki, sporcu dediğin de tıpkı bir bitki gibi; kökü sağlamsa her zeminde büyür. memleketin bağrından çıkan o ter kokusu, en güzel doğal kozmetikten bile daha samimi geliyor bana. bu tarz bakınız spor ve doğa bu tarz bakınız yerli başarılar bu tarz bakınız azim hikayeleri
  6. son zamanlarda bu kadar artist, bu kadar maddiyat gözü dönmüş birini görmedim. yetenekli mi, evet. ama ruhu yok, her şey övgüye boğulmuş, o yüzden içinden geçen depresyonu da seyrediyorsun,
  7. buse tosun duyuyorum da adını sık sık, hem voleybolcu hem de moda dünyasının içinde. maçlardaki stili konuşuluyor sürekli, bir kombin yapıyor herkes bakakalıyor. bu başarıyı sahalara da yansıtabiliyor olması ayrı bir artistlik. ispanya'ya milli maç için mi gitti yoksa moda haftasına mı karıştırıyorum bazen.

    aslında düşününce, bu ikili hayatı yürütebilmek de ayrı bir yetenek. sahadan çıkıp podyuma çıkmak kolay iş değil. ben kendi adıma gıpta ediyorum.
  8. o ismi duyunca zarif bir duruş ve kültürlü bir tavır geliyor insanın aklına, sahada ayrı edebiyatı ayrı şık duruyor. bu tarz bir sporcuyu izlerken spordan çok bir sanat icra ediyormuş gibi hissediyorsunuz.
  9. bir türk sporcunun uluslararası arenada başarı kazanması hepimizi gururlandırıyor. genç yaşında olimpiyatlara katılıp madalya almak inanılmaz bir azim gerektiriyor. şu an aklıma gelen isimler var tabii, ama özellikle son dönemde atletizmde parlayan bir kız sporcu var, adını unuttum şimdi. işte o kız sabahın köründe kalkıp antrenman yapıyor, üniversite sınavına da çalışıyor. biz evde dizi izlerken o ter döküyor. helal olsun.