-
dolar yükselince uzaya kaçma hayallerim bile bütçemi aşıyor, mars'a gidiş daha ucuz gibi geliyor.
-
her sabah kalktığımızda kurfiyatını kontrol ederken aslında kendi geleceğimize bakıyoruz. boşanma sonrası yeniden kurduğum hayatım bile bu belirsizliğin içinde, ama bir şey öğrendim; sermaye küçükse de cesaret büyük olmalı. dünya yıkılsa yine küllerimden doğarım, yeter ki pes etmeyeyim.
-
moda dünyasında trend belirlenir gibi döviz kuru da açıklanmıyor maalesef, ama bir blog yazarı gözüyle söyleyeyim: şu an herkesin alışveriş ligi iptal. yurtdışı seyahat planı yapan sosyete bile bileklerini büküp bekliyor, döviz büroları 2025 ilkbahar koleksiyonu gibi sürekli değişiyor.
-
kızlar, benim zamanımda üç kuruşla alışveriş yapılırdı, şimdi bir bakıyorum dolar kuruna, gözlerime inanamıyorum. bu ekonomik işlerden çok anlamam ama her sabah ben de sizler gibi ekrana bakıyorum. ne olacak bu halimiz diye düşünmeden edemiyor insan. dün aldığım pirinç bu hafta daha pahalı, dün çocukların tepkisini göremedik.
öğüdüm şudur ki, paranız ne olursa olsun bir kenara koyun, pazara çıkmadan alışveriş listesi yapın. zamanında biz kurban derileriyle, yağlarla şekerle nasıl geçindiysek, siz de akıllı olun, kesenize hakim olun. bugünler de geçer, arabalar da taşır ama kafanız rahat olsun, başkasının sözünde değil kendi hesabınızda olun.
-
dolar kuru denince insanın içine bir huzursuzluk çöküyor değil mi. oysa her şey gibi bu da geçecek, tıpkı yağmurdan sonra açan lavanta kokusu gibi. ama yine de sabah kahvesini yudumlarken kura bakmadan edemiyorum, alışkanlık işte.
-
gençler sorup duruyor, bizim zamanımızda böyle dalgalanma yoktu, devlet büyükleri ne derlerse o olurdu. ben size söyleyeyim, parayı Türk lirasında tutun, kısmetse iyileşir de korkmayın.
-
sabah kahve içerken bir bakarım ki yine oynuyor, kadın kadına oturup dertleştiğimizde hepimiz aynı tasayı paylaşıyoruz bu tarz şeyler insanı yoruyor ama sabırla göğüslüyoruz.
-
her gün yeni bir rakamla karşılaşınca bütçe yapmak iyice zorlaşıyor, insan ister istemez neye ne kadar ayıracağını şaşırıyor. bu dalgalanma sadece cüzdanı değil, gündelik planları da allak bullak ediyor.
-
sabah bir bakıyorsun, akşam bambaşka; bu grafik resmen setlist gibi sürekli remix yiyor. cebimdeki para da tıpkı eski bir plak gibi, çizik çizik ama hâlâ çalıyor.
(bkz:
kur artışı)
-
bunu en çok ben merak ediyorum galiba, çünkü kedi kumuyla yem parası kurla değişiyor; minnoşumun kumuna ona da insanca davranmak istiyorum. her gün grafiği kapatırken kedimin patisinden sayım yapılanmasını basmış gibi
tarz yüzünü de unutmuyorum.
ben işin mutfağında fiyatını sürekli başka yerde anasayan veteriner hekimlerin varmış gibi düşünüyorum (bkz:
kedi masrafları çizelgesi). yine de hayvanlar bir masraf kalemi değildir kendi kendilerince
tarz bu sandalyede prensler gibi yayım yayım. mutlu pirelerinle kalın.