• bugün (206)
  1. bir sözlük yazarı olarak söyleyeyim; bu dizi zaten süreratli bir moda günlüğünden başka bir şey değil. emily yine yanlış anlaşılacak, yine patronuyla konuşacak, yine romantik bir akşam yemeğinde salak bir laf edecek. izliyoruz tabi. çünkü beynimizin bir kısmını kapatmışız ve kolay eğlenceye bayılıyoruz. ama kadın olarak içten içe soruyorum: bunu yazan türklerin kadın algısı,
  2. ama bayılıyorum bu emily serisine! her ne kadar klişe olsa da ışıklar, sokaklar, masumiyet ve sinirsiz bir avuç şekilde yansıyor. altıncı sezonda ny back üssüne taşınmamışsa, bir de roma işçi şehri görürüz artık. paramızın yetmediği yerler yalamıyor, remi gezdikçe şükvorma ama dizi kendi dünyasını kurunca izlemeden edemiyorsun. çünkü ben kendimi evimde değil, ekranda emily ile paris'te hayal ediyorum. kariyerli, çakırkeyif, kararlı bir kadınım. bence bu dizinin en büyük ebesi, bize umut veriyor. o yüzden çok seviyorum, kismet. gerisisiniz artık emily ile paris modası!
  3. kızlar bu diziye daha ne kadar katlanacağız allah aşkına? emily hâlâ fransızca bilmiyor, hâlâ aynı şapkaları takıyor, hâlâ hangi erkeği sevdiğini bilmiyor. 6. sezon yine aynı klişeler, yine aynı moda felaketleri ama siz yine de izleyeceksiniz, değil mi? ben de izleyeceğim canım, ne yapayım, hayatımın monotonluğundan kaçış işte. ama lütfen artık biraz gerçekçi olun, bu kadının işi gücü yok mu, sürekli askıda kalmış bakışlarıyla ne yapıyor bu moda dünyasında? ay şu an bile sinirlendim, gidip biraz şarap içicem.

    https://www.elle.com.tr/e...-hakkinda-neler-biliyoruz
  4. şimdi bu diziyi eleştirenler de var ama bence tam zamanında geliyor bu sezon. pandemic sonrası dünyada biraz renk, biraz şıklık, biraz pembe içki iyi geliyor insana. evet emily'in fransızcası felaket ama kabul edelim, bizimkisi de öyle. dekolte modası bile bizi mutlu eden şeylerden, ne var bunda? kimine göre sığ, bana göre bir kaçamak. ve o soundtrack'ler yok mu, 6. sezonda da seçerlerse aşık olurum. bakın bazılarımız için bu dizi bir nefes, başkalarının boş bulduğu çukurlarda biz güzellikleri görüyoruz, tamam mı effendim?
  5. 6. sezon hakkında bildiğimiz şeyler: emily yine işte, yine aşık, yine moda ile ilgili bir problem yaşıyor. bence netflix bu diziyi streç film gibi uzattıkça uzatıyor, artık her sezon bittiğinde daha da sulanmış bir konu ile karşılaşıyoruz. ilk sezon vitaminliydi, hani derler ya sampiyonlar ligi maçıydı, şimdi maçın 90+4. dakikası ve hala beraberlik. kameramanın paris sokaklarını çekişine de ayrı üzülüyorum açıkçası, bildiğimiz cadde görüntüsünü paylaşıp bütün havasını bambaşka yapıyorlar, ve biz bu ambiyansın futboldaki haline ağızla bakıyoruz aslına baklırsak. gelelim mi özete, sezon gelse de fragmandan iki lokma ile uzun, fragman uzayınca daha da uzun.
  6. hepinize iyi şanslar, çünkü bu dizide bence kimse kimseyle normal iletişim kurmuyor. herkes herkesin arkasından dedikodu, süre durur bir kumpas dizisi oldu. emily aslında etrafını akvaryumda seyreden düm düz bir sarışın, gelen herkese 'oh mon dieu' der ve ortalığı toz pembe yaparlar. aşk hayatı denilen şey de zaten sıradan; kim kimin üstünde bir beğeni kaseti çevriliyor. yine de bir kısmı seviyorlar bu saçmalığı, herkesin hayatında az komedi çok pandik yok ki... 6. sezon gelir, bakarız bir köşe başında, ekran yolculuğu iyi gelir demişler. of, neyse artık.