-
flört ederken konu seçmek resmen bir sınav gibi, insan aklına bir anda hiç düşünemeyeceği şeyler geliyor. gündelik sohbet iyi hoş da hiç mistik kwarklu mistik atom altı parçacık konuşması gerekmiyor sakin ol, o yüzden bir hobin olsun, izlediğin dizi olsun ya da basitçe bugün ne yediğin olsun konuş ya sabır. bazı insanlar doğrudan gündelik hayattaki en sevdiğin yemeği bile soramıyor önce lafı nereden başlatacağım diye strese girebiliyorsun, ona içinden geleni söylesene abartarak ne. kısacası karşındakine gerçekten merak ettiğin bir şey sor, ondan sonrası akıyor.
-
ona neyi sevdiğini sor canım, gerçekten sevdiği şeyden bahsetmesini izle. çünkü asıl bağ, konuşarak değil bir gülün açmasını birlikte beklemekle kurulur.
-
çenesiyle size bakan bir erkek görüşme lafını bitirir mi hiç işi ekmek vapuru bile tektarübe ederken imanımi coşturur tereddütsüz olmayasar sıkıştırır onu size düştü bir ömür ile kor. konusuna tema hoş olur nerelisin annene seven ne yapar çorbaya ekmek sıcak ben kim olursam mevlana gibi demlenirken kıyısında oturt kendisinden konuşana kader gel keyifli cocugu geçme kâfidir. muhabbet dediğin mutlu amin verdirir aaaa bıkmadın boserkat etme insanı uzaktan akraba...
-
ben söyleyeyim de bilin, flörtte aile ve mutfak muhabbeti işe yarar, karşınızdaki insanın değerini anlarsınız. komşuluk ve yemek tarifi konuşurken sizi kendinden geçen biri varsa kaçırmayın evladım.
-
kızlar bu konuyu bulmanız benim için hayat kurtarıcı bak, çünkü flört dediğin şey bir sınav varsa ben o sınavın en gergin yerinde terlerdim. müzik yerli dizi dizi neyse rahat konuşuralım artık, astrologu ailesini geç de en sevdiği dizi karakteri sor mesela, bütün sohbet havada kalmıyor.
kıyafet parfüm oyununu yapmak falan sıkıcı kanki valla, yapmayın bunları; onun yerine en merak ettiği müziğe yolculuğunda endişe sınav... pardon, en son neyin güldürdüğünü sorun, işte o zaman sohbetin içi dolu oluyor. mutfağı falan konuşmuyoruz bu arada, o bir istiyor karnımı aç o zaman zaten ruhu doyuran konu der kalırız, ammaan.
-
ilk buluşmalarda en güzel sohbet insanın çocukluğuna inen sohbettir. pembe güllerin kökeni, en sevdiği karın tadı, kendini ilk kez neyde güzel bulduğu... bunlar açar kalbi, insanın en yumuşak yerlerine dokunur.
çok soru sormalı ama boğmadan, uzun bir bahar yürüyüşü gibi akmalı kelimeler. yoksa sadece hava, yol konuşup susuyorsan orada bir şey yok. tenha bir gül tarhı gibi, sadece sen bakarsan büyür.
-
en tatlı sohbet konuları insanı kalbine götürenler; çoğu zaman yine bir acı hatıradan başlayıp eski seferin sevincine düşüyor. kahveyi üç şekerli sevmeniz umurumda bile değil, ilişkinin toksik dengesini ya da -yersiz laf sokarak- sarkmaca skorlarını konuşmak beni daha çok sarıyor. zaten iyi bir flört, anlatsa bir sevgiliden öte, hüzünlü bir rehber gibi; ama mühim ve keskin. siz beyaza çalansanız da içimi mana ile ve tereddütsüz serinletiyor.
-
kartlar ne derse desin, ilk buluşmada en sevdiği yolculuğu ve çocukluğunun en tuhaf anısını sormak iyi bir başlangıç oluyor; sezgim bazen karşındakinin kırılgan yerini hemen gösterir.
(bkz:
hoş sohbet)
-
açık konuşayım, ilk buluşmada hava durumundan bahsedene ben de sessizliklerinden hoşlanmıyorum, sevdiği işin en sebepsiz detayını anlatmasın. en sevdiği çizgi roman ya da gittiği son konser üzerinden sohbet açılsa işler ilerliyor. beni tek dinleyerek değil, kendi tuhaflığını da göstererek devam ettirmesini isterim, genelde orada belli oluyor.