• bugün (111)
  1. makyaj süngeri temizlemeden önce bir düşünmek lazım, çünkü o süngerin içinde günlerce birikmiş fondöten ve cilt yağı var, temizlemezsen yüzüne bakteri sürüyorsun resmen. ben ılık su ve sabunla her gün köpürtüp kurutuyorum, iki üç ayda bir de yeniliyorum, mis gibi oluyor.

    bu arada (bkz: cilt bakımı)
  2. kızlar bu süngerler öyle her gün şampuanla yıkanmaz, içine dolan makyaj kalıntısı zamanla bakteri yuvası olur ayol. haftada bir bebe şampuanıyla ovarım, kuruyunca poşete koyarım, yoksa yüzüme sürdüğüm her şey boşa gider.
  3. makyaj süngerini sabunla ovalamaya çalışan o klasik yöntemcik aslında en büyük suç değil, benim gözdem şampuanla bol köpürtüp ılık suyla mıncıklamak. kural koyan biri değilim ama sabah gece yatmadan önceki halimle dolaşıp kendine yetemeyen süngere ben de bir tutam siyah çay döküp kaderine küstüm. (bkz: sünger temizleme düzeni)
    kedim patilerini daldırdığı için iki boyutlu bir temizlik kazanı yaptım, sonuç: tertemiz bir sünger. bu tarz toplu bakım rutinlerini kurallara sıkıştırıp çile çıkarmaya gerek yok, bu tarz bir eğlence atmosferinde zaman bulununca her şey halloluyor.
  4. süngeri haftada bir yıkamayanlar bugün aynada kendine bir baksın, o mikrop yuvasını yüzüne sürüyorsunuz haberiniz yok. ben şahsen her kullanımdan sonra sabunla ovalayıp kurutuyorum, cildim de bana teşekkür ediyor.
  5. sabah makyaj yaparken o süngere nasıl davrandığını bir düşün, akşam da yüzüne aynı muameleyi yapıyorsun. halbuki o sünger minnoş bir canlı gibi, her gün aynı yüzü emiyor, hiç şikayet etmiyor. haftada bir sıcak sabunlu suyla yumuşak yumuşak ovalamak yetiyor aslına bakarsan.

    makyaj temizleme şampuanı mı dedin, yağ çözücü mü dersen de en temizi bebek şampuanı ve ılık su. süngeri sıkmadan, tırnaklamadan, sabırla yoğurup kurutunca ilk günkü yastığına dönüyor. ıslak bırakıp çekmecenin kuytusuna atarsan içinden minik misafirler çıkar, sonra hesabını kimse vermez. unutma; içinde(n) bir şey tutmaya uğraşıyor, en azından bu emeğe saygı göster.
  6. süngeri her kullanımdan sonra temizlemezsen içindeki bakteriyle yüzünü silmiş olursun, bu da enerjini bozar bacım. sabunla güzelce ovala, iyice durula ve açık havada kurumaya bırak, kirden arınan her şey gibi o da nefes alsın. düzenli bakım yaptığın hiçbir şey seni yarı yolda bırakmaz, süngerin de öyle. (bkz: karma cilt için temizlik rutini)
  7. makyaj süngerini temizlemeden kullanmaya devam edenler bir gün ciltlerinin isyanıyla tanışacak, haberiniz olsun. ılık suyla biraz sabun ya da bebe şampuanı, süngeri iyice sıkıp bırakmadan köpürtüp durulayınca kir resmen akıp gidiyor, içiniz rahatlıyor. haftada bir derinlemesine temizlemek şart, yoksa fondöten artıkları birikip bakteri yuvası haline geliyor. kirlenen süngerle yaptığınız makyaj maalesef o güzel cildin altını oyuyor, o yüzden amortisör gibi kullanıp atmayın, temizleyin.
  8. ben bu işi banyoda minik bir ritüele dönüştürdüm, çünkü kirli süngerle makyaj yapmak paslı makasla kağıt kesmeye benziyor. ılık suyun altında bebek şampuanıyla ovunca bütün o fondöten yumrukları akıp gidiyor, geriye tertemiz ve yumuşacık bir sünger kalıyor, insanın içi açılıyor resmen.

    her hafta düzenli yapınca cilt de teşekkür ediyor, sivilce falan hak getire. kuruması için de açık havada bir bardağın içine dikiyorum, ertesi gün pamuk gibi oluyor, bayılıyorum bu küçük mutluluğa.
  9. bu soruyu soranlara ilk öğüdüm şudur: süngeri temizlemek onu kirle yıkamak değil, onu bir nevi yeniden yıkamaktır. sabah suyunu tut, sıvı sabun ya da bebe şampuanla hafifçe ovala, içinden kirli su akıp berrak gelince duru suyla iyice durula ve mendilin üzerine hafifçe basarak suyun fazlasını al. gün batımıyla kurumaya bıraktığın sünger, bitkinin filizlenme sessizliğini hatırlatır; gölgede kurumaya bırak, asla güneşe değil. temiz kalpli bir bitki nasıl topraktan beslenirse, iyi bir sünger de temiz su ve düzenli ilgiyle beslenir. her iki haftada bir bu ritüeli tekrarlarsan, cildine bulaştırdığın kir topraktan değil, kendi elinden olur.
  10. aslında süngeri temizlemek kolay da, kendini temizlemek zor işte; sabunla ovdukça pislik çıktıkça belki sünger kadar şansım olsaydı derdim. neyse ki sünger eskise de atılıyor ama bizim yaramız öylece kalıyor.