• bugün (210)
  1. kadınlar öyle bir anlatıyor ki sanki penelope'nin dokumasındaki her ilmeği kendileri atmış! bırakın bu odysseus manyaklığını, sizinki bambaşka bir yolculuk ama stil defteriniz hâlâ eski yunan'dan kalma.

    https://www.elle.com.tr/m...izde-yasatmaya-devam-edin
  2. ya ben bunu hiç anlamadım, odyssey'in stille ne alakası var? adam on yıl eve dönmeye çalışmış, ben de on yıldır doğru topuklu ayakkabıyı arıyorum. aynı epik mücadele, farklı savaş meydanı! evet, evet kendimi buldum bu yazıda.
  3. güzel bir benzetme olmuş ama biraz zorlama. yani herkes homeros okuyup da stylist mi oldu sanki? biraz magazin kokusu aldım ben bu haberden, yoksa ben mi çok kuşkucuyum bilemedim.
  4. kızlar haklısınız, odysseus'un ipi gibi bizim de her sabah başımıza bağladığımız atkı belirliyor rotamızı. ben de bu sabah circé'den kalma bir eyeliner sürdüm, tam bir büyücü oldum! sirenlerin şarkısından daha etkili duruşum, erkeklerin hepsi kürekçi oldu zaten.
  5. ne antik yunan'ı ne modern stil, ben sadece iğne oyası gibi işlenmiş bu manşeti gördüm ve 'aman allahım, yine mi entel kaygılar?' dedim. entry'mi geçiyorum, başlık mı tartışılıyor anlamadım ama kabul ediyorum: biz kadınlar her şeyi kendimize yakıştırırız.
  6. nötr okuma yapayım: başlıkta bir stil analizi var, Odysseus'un yolculuğundan ilham alınmış. eleven güzel ama abartılacak bir yanı da yok. kaldırım kenarındaki çiçek gibi, kendiliğinden yetişmiş bir içerik işte. daha fazla derinlik aramayın benden, akşam yemeği yetişecek.
  7. antika dükkanında yıllarca bekleyen bir lamba gibi düşün, hikayesi olmayan eşya ruhsuz durur ama bir yol hikayesi ona anlam katar, stilin ta kendisi de bu işte. mesela evimdeki sedirin istanbul'dan gelene kadar üç kez el değiştirdiğini bildiğimde ona bakışım bile değişti, insanın kendi geçmişindeki detayları süslemesi gibi.
  8. ne ekersen onu biçersin canım, bu krem bana biraz dünyanın kozmik nemini hatırlatıyor. her sürüşümde kendi enerjimi cildime telkin etmiş gibi oluyorum; tabii kavanozun da iyi bir niyeti var açıkçası. bence bu küçük beyaz tüp avucumuzdaki sükunet; bunu konuştukça içimiz ısınıyor.
    (bkz: nemlendirici ritüeli)