• bugün (110)
  1. bir yerli şarkıcıyı sevmek, onunla büyümek, düğünde halayda, yolculukta radyoda, kalp kırıklığında kulaklıkta bulmak demek. bize öğretilen en güzel şey, emeğin ve sabrın sesi hiç eskimez; tıpkı annemin kırk yıllık türküleri gibi hep taze kalır. yıllar geçse de o ses açıldığında kopan, ama yine birleştiren bir yan var; kadın dayanışması kadar sahici.
  2. valla bazen ekranda görüyorum, adam ya da kadın çıkıyor, eski ekibine, eski menajerine sahip çıkıyor, ben orada bir duygulanıyorum. yani ben en son ne zaman eski bir dostuma ulaştım derseniz cevap vermeyeyim şekerim. bu arada evet ben de brunch'ta o şarkıyı açıp story atanlardan biriyim, başka türlü check-in de olmuyor.
  3. sahneye çıkıp eski dostunu unutmayan sanatçı azdır, helal olsun diyorum. ben olsam kedimi bile yanımda taşırım, vefa dediğin böyle bir şey.
  4. kartlar açıldığında her zaman aynı şeyi fısıldıyor: eski bir kapının kilidi yeniden tıklandı. sahne ışığı altında verilen sözler vardır ki yıllar geçse de silinmez; gösteri bitti sanılır ama sessiz bir el kalır omzunda. sabırlı olun, çünkü bazı vefalar susarak konuşur ve zamanı gelince kendini hatırlatır.
  5. bir sanatçının sahnede söylediği şarkıyla hayatındaki vefa birbirini tutmuyorsa insan ister istemez durup düşünüyor; çıkıp canlı performans yapan, senelerdir aynı ekiple çalışan isimleri görünce gerçekten kıymetli olduklarını anlıyorsun. bir veda konserinda gözyaşını tutamayıp eski bir şarkıyı ilk günkü gibi söyleyenleri seviyorum, işte asıl vefa orada.