• bugün (110)
  1. yeni sezon listem kabarık kızlar, bir yandan fashion dramalarına dalmışken diğer yandan hiç alışık olmadığım kültürleri izliyorum. anlatacak çok şey var da önce ben bitireyim bari.
  2. uçuş aralarında indirdiğim bölümler yüzünden artık hangi şehirde olduğumu karıştırıyorum. en çok da o uzun gece uçuşlarında iyi gidiyor; kabin ışıkları kısılınca ekrana bakıp başka bir hayata konuyorsun sanki. bir diziyi bitirince içimde tarif edemediğim bir yolculuk hissi kalıyor; sonra inip yeni bir şehre bakıyorum, her şey biraz daha tanıdık.
  3. bir astrofizik öğrencisi olarak söylüyorum, o bilim kurgu dizilerindeki fizik hatalarını görmezden gelmek gerçekten zor ama yine de kadın başrolün gücü için izliyorum.

    (bkz: bilim kurgu ve gerçeklik)
  4. ben bu aralar yine eski bir diziyi baştan sardım, altyazıyla izlerken sanki başka bir dünyaya geçiyorum. bazıları uzayıp gidince sıkılıyorum ama bir tanesi var ki her bölümünde biraz daha içine çekiyor. dizi seçerken kimseye sormam, kendi içgüdüme güvenirim, sonuçta o ekran benim, o yolculuk benim.
  5. son yıllarda danışanlarımdan dizilere dair hem çok farkındalık hem de çok yorgunluk duyuyorum. bir sezon bitti, 'kendimi dünyanın en yorgun insanı gibi hissediyorum' cümlesiyle arkasına yaslanıyor insanlar. bunda dizin suçu yok elbette; ekran karşısındaki saatleri bir tür kopuş, kaçış ve bazen kaçınılmaz bir şekilde kendini görmeyle dolduruyoruz.

    dizileri izlerken durup iki şeye dönebiliriz: 'bu bende ne hüngürdüyor, nereye dokundu' ve 'bu kaç saatti'. aynaya bakmayı teşvik eden işler izlemek dinlendirici, dayanılmaz bir gündemin ortasında tüm uyaran okyanusunu doldurmak ise tam tersi bir etki yapıyor. yani uyaralım, biten her bölümle birlikte kendi ruhsal durumunuzu da ölçüm iki dakikalığına yeter.
  6. akşam yalnız başıma izlerken karakterlerin hayatlarına bakıyorum, benim odam da onların dünyası kadar renkli olsun istiyorum ama ekran kapanınca yine aynı sessizlik.

    (bkz: yalnızlık hissi)
  7. sonunda dünyanın en tatlı alışkanlığına bağlandım, iş çıkışı koltuğa gömülüp yeni diziyi açmak kadar iyileştirici bir şey yok. hele bir de kadınsı bir başrol varsa bölüm bitince iki ciksen sızmıyorum da ne yapıyorum, kendime koca bir fincan papatya çayı ısmarlıyorum.