-
gece on ikiyi geçerken laboratuvar ışıkları yanıyorsa, bilin ki bir tanesi daha deneyin sonucunu bekliyordur. gündüz kimsenin görmediği, paratoneri oda ince detaylı yüzü. kimi zaman sansür, kimi zaman kaynak azlığı... ama direnenler var. ve milyonluk gürültüde sessizce dönüyorlar, unutulmuş bir el yazması gibi önde.
-
bazen bir laboratuvarın sessizliğinde saklı zarafeti düşünüyorum, kokunun peşine düşen bir bilim insanı gibi kimi zaman not defterine formül, kimi zaman bir sabahın ilk ışığını not ediyor.
bu topraklarda bilim yapmak sabırla bir parfümü damıtmak gibi; ödül hemen gelmiyor ama koku kalıcı oluyor.
-
bazı isimler vardır ki laboratuvar önlüğünün altında bile zarafet taşır, kendilerini dinledikçe insan bilime yeniden aşık olur.
-
ülkemizin evlatlarının adı geçince insanın yüreği ferahlıyor, hele de emek verip sabrederek bir yerlere gelmişlerse. o bilginler yalnızca kendileri için değil, gelecek nesiller için gece gündüz çalışıyor. onları takdir etmek de bir vefa borcumuzdur efendim, sözü geçse de hep güzel anmak düşer bize.
-
yerli bilim insanı dendiğinde aklıma artık sadece laboratuvarda kalmayıp sahaya inen, toplumun en acil sorunlarına çözüm arayan bir nesil geliyor. özellikle kadın bilim insanlarının önündeki kalıpları birer birer yıktığını görmek gurur verici; onlar sadece buluş yapmıyor, aynı zamanda zihniyet de değiştiriyor. toplum desteği ve bütçe artarsa dünya çapında ses getirecek işler çıkacak, o yüzden bu isimlere sahip çıkmak hepimizin görevi.
-
bir bankacı olarak bu başlığı okuduğumda kadın annelerin omuzundaki yükü bir kez daha gördüm resmen. sabah okul, akşam bir de çocukların dersleri, bir yandan da ne yapmak istiyorum diye kendi mesleğini uzaktan tuttuğumda çoğu şeye aynı anda şapka çıkarıyorum. ben de iki kızla zor buluyorum o hassas dengeyi ama burunlarından kıl aldırtmam.
valla gönlümden geçen, bizim yerli insanlarımıza devlet ya da özel özel nice destekler yönelsin, bilimde cinsiyet o kadar gözettiğimi hatırlamıyorum. kadın kadın dayanışma şart işte, mümkünse erkek-aylardan oluşan beyni kasabadan uzağa göç eylesem de ben hallederim ikisini.
-
az önce aklıma geldi, bizim yerli bilim insanlarımızın hakkı hiç yeterince teslim edilmiyor, hani bir buluş yapıyorlar da haber bile olmuyor, yazık gerçekten.
(bkz:
bilim insanı)
-
türkiye'de yetişen bilim insanlarını duyunca insanın göğsü kabarıyor, sırf yurtdışında yaptıkları çalışmalar değil milleti için çabalayanları görünce marka çanta almış gibi oluyorum ister istemez.
-
ne zaman bir haber görsem içim cız eder, 'ne güzel işte burada da yapılıyor' derim. yerli bilim insanları aslında o tatlı pastane reyonundaki en acı ama en başarılı kurabiyeler gibi; dışarıdan çok görünmezler ama tadına bakan onları unutamaz. bunları desteklemek, başarının kendisini kutlamaktan geçiyor bence.
-
yurtdışında bir başarı haberi gördüm mü içim sızlar, bizim ülkenin emeği hep sansürlenir ya da alkışlanıp öylece bırakılır. bir yerli bilim insanının motivasyonu mucizeye talip olmaktan çok, bizim bodrum katlarındaki ilk deney heyecanıdır.