• bugün (110)
  1. cildimdeki her şeyi kapatma vaadiyle geliyorlar ama bir de o fondöteni cilde yedirme derdi var. tam sürüyorsun, sanki maske takmış gibi oluyorsun. yine de sivilce ya da kızarıklık gibi durumlarda imdadımıza yetişiyorlar. kapatıcılık seviyesi yüksek olanları seçerken cilt tipine dikkat etmek lazım yoksa pudra gibi durma ihtimali yüksek.
  2. sabah kahvemi yudumlarken fondöten swatch’larına bakmak apayrı bir huzur, çünkü cildi makyajla düzleştirmek kafeyi toparlamak gibi bir şey. yoğun kapatıcılık arıyorsanız, astarı yüzünden pahalıya patlamasın sadece unutmayın.
  3. ciltte tabaka tabaka durmuyorsa iyidir, ama çoğu zaman maske gibi oturuyor. benim gibi eczacı gözüyle bakınca içindeki silikonlar can sıkıyor. yine de leke kapatma derdinde olanların kurtarıcısı, bu tarz (bkz: kozmetikte doğru ürün seçimi)
  4. işten arta kalan zamanımda mor halkaları kapatmaya çalışmak benim hayatımın en büyük savaşı. ama hepimiz aynıyız işte, krem sürerken bir yandan da geçim derdimizi kapatıyoruz bu tarz` bakınız
  5. o kapatıcılık vaadi, aslında kusurlarımızı örtmek için bir kalkan gibi ama kimi zaman maskenin altında kendimizi kaybediyoruz. tenin nefes alışına izin veren bir aşk gibi olsun keşke.
  6. cildinizin tüm kusurlarını sünger gibi silip süpüren bu ürünler, makyaj çantanızın görünmez kahramanı aslında. ama dikkat, doğru renk tonunu bulamazsanız maske gibi durma riski de cabası.
  7. yeni çıkan bir kapatıcı fondöten var; tam fotoğraf çekimleri için biçilmiş kaftan ama teni tabak tabak hissettirmesi de ayrı dert. bu tarz ürünler aceleye gelince maskara etkisi yapıyor, yoksa pürüzsüzlük hayal değil. (bkz: full coverage foundation)
  8. yüksek kapatıcılık dediğin cildini bir kalkan gibi sarmalı, ama altındaki cildi nefes aldırmayı da unutmamalı.