• bugün (110)
  1. bir fizik öğretmeni olarak şunu söyleyeyim, bu trafik öyle bir kaos ki entropi kavrdıbının canlı kanıtı sanki, evren bile bu düzensizliğe şaşar, bu tarz anlarda gökyüzüne bakıp 'ya sabır' demek en güzeli, bütün ışıklar birer yıldız gibi yanıp sönüyor da trafik yine akmıyor.
  2. ankara trafiği denen şey beni her seferinde bambaşka bir ruh haline sokuyor. otobüste camdan dışarı bakıp 'ah burada da mı yol var' diye şaşırdığım çok oldu, bir keresinde ineceğim durağı kaçırıp kendimi hiç bilmediğim bir semtte buldum. allahtan kantinde simit alacak param vardı da moralim bozulmadı.

    arkadaşlarla buluşmaya gidiyorsan sabahın köründe çıkmak lazım, yoksa o kavşaklarda döne döne birbirimize 'neredesin' yazıp duruyoruz. yine de bir tuhaf güzel yanı var, herkes aynı dertte, otobüste tanışıp dertleştiğim teyzeler oldu benim.
  3. net söylüyorum, bu trafik başlı başına bir sabır testi, akşam üstü kilitleniyor her yer. gitmek için değil, oturmak için yola çıkıyorsun sanki. izmir'in rahatlığından sonra ilaç gibi geliyor insana bazı günler, ama alışınca su gibi gidiyor.

    (bkz: ankara)
  4. bir yere on dakikada gitmek için kırk dakika hesaplamayı öğütlüyor insana, o yüzden arabada dinlenecek podcast listeniz hazır olsun. buna rağmen dik durabiliyorsam hepsinin üstesinden gelirim demektir.
  5. istanbul'un kaosundan sonra ankara bana neredeyse meditatif geliyor, ama o kavşaklarda bir tur atınca yanıldığımı anlıyorum. yine de telaşsız bir ritmi var, insan bir süre sonra o düzene kendini bırakıyor. sokakları geniş, gökyüzü açık; şehir sakin sakin akıp gidiyor.