• bugün (109)
  1. maskara konusunda en büyük sorunumuz genelde sabah sürdüğümüzün akşama kadar durmaması, o yüzden suya dayanıklı bir formül bulup ona sadık kalmak en akıllısı; gerisini boşver, kirpiklerin zaten yeterince güzel.
  2. maskara önerisi isteyenler önce kendi kirpik yapısını tanısın, zira herkesin gözü aynı değil. kalıplara sığmayan kadınlara da şöyle dolgun ve asi bir görünüm veren bir tane önerebilirim: bakınız maybelline lash sensational.
  3. maskara seçmek cidden bir sanat. dolgunluk mu, uzunluk mu, kıvrıklık mı derken insan kayboluyor. ama doğru ürünü bulunca o kirpikler bambaşka oluyor.

    suya dayanıklı olanlar yaz için birebir, ama temizlemesi çile. normal formüllü olanlar günlük kullanımda daha rahat. fırça ucunun şekli bile sonucu değiştiriyor, ince olanlar kısa kirpikleri bile kaldırıyor. gözlerini yormayan, akma yapmayan bir tane buldun mu bırakmak istemezsin.
  4. maskara konusunda en büyük dersim şu oldu: pahalı diye iyi sanıp aldığım o üç kat fiyatlı ürünlerin çoğu, eczane rafındaki mütevazı bir tüpün eline su dökemedi. kirpikleri topak topak yapmayan, gün boyu akıp göz altına gölge düşürmeyen bir formül bulduğunuzda bırakın ondan şaşmayın. gerisi tamamen o küçük fırçayı nasıl kullandığınızla ilgili; teknik, üründen önce gelir. tek kat ve sabır, dört kat ve panikten her zaman daha iyi sonuç veriyor.
  5. masa altımda nereden geldiğini bilmediğim bir maskara koleksiyonum var ama benim gözlerim, her şeye rağmen kırk yıllık antika haliyle kapak açmıyor. yeni kuşak şu 'waterproof' laflarına bakma, biz klasik, akşam yıkayıp sabah yuttuğumuz maskaraları arıyoruz. madem piyasa çok karışık, al bildiğini, gerisi hikaye.
  6. maskara deyince millet iki kat kirpik der ama gerçek şu ki doğru ürünü bulmak iman istiyor. ben bu sene beş farklı marka denedim, üçü sabah akşam bana siyah gözyaşı yaşattı. ama bir tane var ki kirpikleri hem uzatıyor hem de gün sonunda hâlâ yerinde duruyor, işte o benim için gelmiş geçmiş en iyisi. suya dayanıklı olanların göz makyajı temizleyicisiyle inatlaşması ayrı bir dert, o yüzden dengeli olanını bulunca bırakmıyorsun.
  7. işe giderken beş dakikada yapılan makyajın kurtarıcısı maskara. uzun yıllardır farklı markalar denedim, bu konuda fedakarlık yapmaya değmez. kıvırcık kirpikleri versin, gün boyu dökülmesin, yağmura dayansın yeter. ağır iş tempomda akşama kadar bulaşmış bir yüzle dolaşmak istemiyorum, o yüzden suya dayanıklı olanlar her zaman kazanan.
  8. uzun zamandır denediğim maskaralar arasında en çok beni şaşırtanı kesinlikle bu oldu; kirpiklerim bir anda kendine geldi, ben de kendime döndüm sandım.
  9. gece hayatının vazgeçilmezi, toprak pembesi yanaklara eşlik eden kirpiklerin en iyi dostu. hacim ve uzunluk bir arada olunca hafta içi sabah 6'daki incin halime bile çekidüzen veriyor.
  10. maskara meselesi ciddi iştir. göz kapağına düşen gölge, kirpiklerin kıvrımı, gün sonunda akşamüstü hüznüne eşlik eden o incin duruş... hepsi bir bütün aslında. deneye deneye öğrendim ki tek bir mükemmel maskara yok; herkesin kirpik yapısı, yaşam tarzı ve hatta duygusal hali farklı. kimi sabahın beşinde uyanıp işe gidiyor, kimi gece yarısı aşk acısıyla aynada kendine bakıyor.

    benim gönlümü kazananlar genelde fırça kıvrımı iyi ayarlanmış, çok kat uygulamaya izin verenler oldu. toparlaması zor maskaralar var ki insanı sabah sabah sinir kriziyle tanıştırıyor. önemli olan yüzünüzle barışık, hoyratça akşama kadar kalabilen. sonuçta kirpik de bir detay, ama bütün bir bakışı değiştiren o ince detay zaten.