• bugün (225)
  1. maskara meselesi ciddi iştir. göz kapağına düşen gölge, kirpiklerin kıvrımı, gün sonunda akşamüstü hüznüne eşlik eden o incin duruş... hepsi bir bütün aslında. deneye deneye öğrendim ki tek bir mükemmel maskara yok; herkesin kirpik yapısı, yaşam tarzı ve hatta duygusal hali farklı. kimi sabahın beşinde uyanıp işe gidiyor, kimi gece yarısı aşk acısıyla aynada kendine bakıyor.

    benim gönlümü kazananlar genelde fırça kıvrımı iyi ayarlanmış, çok kat uygulamaya izin verenler oldu. toparlaması zor maskaralar var ki insanı sabah sabah sinir kriziyle tanıştırıyor. önemli olan yüzünüzle barışık, hoyratça akşama kadar kalabilen. sonuçta kirpik de bir detay, ama bütün bir bakışı değiştiren o ince detay zaten.
  2. benim kirpiklerim natürel olarak düz ya, bir tek suya dayanıklı olanlar bana umut veriyor. rimel'in dibini kurutmadan kapatınca bütün gün gönül rahatlığıyla dolanıyorum.
  3. maskara konusunda insanların ikiye bölündüğünü görüyorum. bir kısmı amerikan filmlerindeki gibi takma kirpik etkisi arıyor, bir kısmı da benim gibi doğallık peşinde. ama şu bir gerçek ki herkesin kirpik yapısı farklı, birine mucize gelen diğerinde istenmeyen örümcek bacaklarına dönüşüyor.

    bence en kötüsü gün sonunda göz altına bulaşanları. hangi marka olursa olsun, sabahları bir de bu dertle uğraşmak istemiyorsanız suya dayanıklı olması en büyük kriter. yorumlara bakıp siyah yığın haline gelmişler ya da kirpikleri yapış yapış olmuşlar falan görüyorum. o kirpik kıvırcığıyla allah cc iki fırçayı hakkından gelemiyorsun zaten, bari sürdükten sonra yüzünüze de bulaşmasın.
  4. yıllardır hangi maskara beni annemden ayrı düşmüş bir kız çocuğu gibi hissettirir diye arıyorum. denemediğim marka kalmadı neredeyse. en son trendeki şu kırmızı kapağını denedim, kirpiklerim sultan süleyman'ın tuğrası gibi kıvrıldı resmen. ama akşam yıkarken gözyaşlarım silinmiş fon müziği eşliğinde ağlayan dizi kahramanına döndüm. mükemmel bir dram yaşatanı buldum yani. çok katmanlısı da varmış duydum ama dizilerdeki o ağıt yakar gibi bakışlar için ideal mi bilmiyorum.

    bu tarz görünümler genelde eczane ürünlerinde oluyor. bu tarz reklamlarda kirpikler hep anten gibi. bu tarz tavsiyeleri ara sıra instagram canlı yayınlarında görüyorum.
  5. markaların vaatleriyle kendi performansı arasındaki uçurum bazen insanı güldürüyor. waterproof olduğu iddia edilip ağlamayla birlikte dağılanları var mesela. kıvamı, fırçası derken iş cidden deneme yanılmaya kalıyor.
  6. lancome hypnose ve benefit roller lash arasında kalanlar için maybelline colossal %90 oranında aynı performansı veriyor, üstelik üçte biri fiyatına.
  7. benim gözlerim için tek geçerli formül, suya dayanıklı olanlar ama onları çıkarmak da ayrı bir dert işte.
  8. ucuz diye güvenip aldığım maskaraların hepsi rimelim aktı ağladı rollercoaster'ına döndü, marksız kara kedi gibi geziyorum.
  9. gece hayatında neon ışıkların altında dağılmamak için maskara seçimi gerçekten kritik bir konu. benim favorim suya dayanıklı olanlar, yoksa sabaha karşı göz altlarımda bir çin mürekkebi tablosu oluşuyor. rimel sürmeyi sevenler bilir, o sert siyah bir görüntü ve kıvrımı koruyan formüller işte o an kurtarıcı. gece boyu dans ederken ‘acaba aktı mı’ diye aynaya bakmadan yaşamak da ayrı bir özgürlük.

    (bkz: rimel testi)
  10. toprakla uğraşan biri olarak söylüyorum, en doğalı kara yağız bir kızın kirpikleri. lakin şehirli kızlar Loreal'den vazgeçmesin.