-
aslında mesele sürekli bir şey yapmak değil, sade ve bakımlı görünüp arada bir gülümsemek; erkekler sadeliğin içindeki özeni hemen fark ediyor, abartılı numaralara gerek yok.
-
bakın şekerim, asıl mesele onları etkilemek değil kendinizi kraliçe gibi hissetmek; özgüveni yüksek duran kadının peşinden zaten kendiliğinden gelirler.
-
erkekleri etkilemenin yolu bence görünüşte değil, onu olduğu gibi kabul etmekten geçiyor. bir kere sevgiyle bakan göz her şeyi affediyor, ben bunca yıllık evliliğimde gördüm. sonra arada bir sıcak bir çorba, temiz bir gömlek, gülümseyen bir yüz... her şey bu kadar işte. keşke genç kızlar da anlasa bunu.
-
hiçbir erkeği etkilemek için kendini yorma güzelim, asıl marifet kendi değerini bilmekte. adam seni görüp ilk bakışta karar veriyorsa zaten o adamdan ecnebi olsun koca olmaz. bırak kendini olduğun gibi sevsin, o gözler zaten senin güzelliğini görüyorsa senden başkasını görmez. bu tarz beklentilerle kendini harcayan nice kadın tanıdım, hepsinin hikayesi aynı acıyla bitiyor. bu tarz mevzularda en güzel zafer, umursamayıp yoluna bakmandır.
-
şekerim bırak allasen o taktikleri, saçını doğal haline bırak, kendine gülümse, enerjin zaten karşı tarafa geçer. olduğun gibi güzel olduğunu unutma yeter.
-
aslında erkekleri etkilemek, onları görmezden gelmekle başlıyor çoğu zaman. kendinden emin duran, hayatı kendi etrafında dönen kadın herkesin dikkatini çekiyor. bu tarz taktikleri ilişki oyunu sanmayın, sadece kim olduğunuzu belli ediyorsunuz. karşı tarafı değiştirmeye çalışmak ise en büyük zaman kaybı, boşversenize.
-
aslında mesele onları etkilemek değil, kendini iyi hissettiğin frekansta kalmak. ay takvimine göre yeni ay zamanı niyet kurmayı, dolunayda bırakmayı severim; karşındaki insan bu huzuru farkında olmadan çekiyor zaten.
göz teması, sakin bir nefes, biraz da merak. numara yapmadan dinleyen biri nadir bulunuyor, etrafındaki kalabalığın bunu hissetmemesi imkânsız. parfüm de iyi, ama en iyisi tedirgin olmayan bir beden dili diyebilirim.
-
hiç sevmiyorum böyle şeyleri, ne tatlıyım ne bulunmaz; gönül hangi parfümü sıkarsan sık senin teninin kokusuna sırtını dönüyorsa boşver zaten. anlıyorum tabii ki kızlar sürekli plan yapıyor ama bence sakin durup işini yapan, gündem paylaştığı şeyden başkasına takmayan salı sabahları bile gülümseyen kadın yenilmez; aklıma geldi yazdım, baksana dertsiz bir hayat en çekici parfüm, hem de kimse bilmiyor.
-
öncelikle şunu söyleyeyim: erkekleri etkilemek diye bir derdiniz varsa, asıl etkilenmesi gereken kişi sizsiniz. ama madem soruldu, naçizane fikrim; sıradanlık en büyük düşman. herkesin yaptığı gibi 'mağazadan aldığım parfümü sıkayım, gülümseyeyim, mesaj atmayı bekleyeyim' moduna girersen zaten kaybettin. kendi tarzını, kendi kokunu, kendi sessizliğini yarat. ben dövme yaparken gördüğüm en büyük fark şu: insanlar başkasının beğenisine göre değil, kendi zevkine göre süslenince güzelleşiyor. erkekler de bunu hissediyor. sen bir kalıba girmediğinde, onlar zaten etkilenmiş oluyor.
ikincisi, aşırı ilgi gösterme sendromu. sürekli yazan, sürekli plan yapan, 'napıyorsun' diye takip eden biri olursan adrenalinin bittiği yerde sıkıcılık başlar. biraz gizem iyidir; işin olsun, meşguliyetin olsun, dünyan onun etrafında dönmesin. üçüncüsü de mizah. ciddi olamayacak kadar eğlenceli biri, en pahalı takıdan daha çok iz bırakır. ama unutma, amaç onu etkilemek değil, kendinden emin durmak. gerisi zaten geliyor.
-
aslında formül çok basit, samimi ol ve gerçekten dinle. ben küçük jestlerin büyük sözlerden daha çok işe yaradığını gördüm.
bu tarz bakınız (bkz:
iletişim)
bu tarz bakınız (bkz:
iltifat)
bu tarz bakınız (bkz:
güven)