• bugün (110)
  1. eski sevgiliyi unutmanın en garip yolu bence ondan kalan eşyaları bir kutuya koyup bodruma kaldırmak, aylar sonra kutuyu açınca insanın aklına gelen tek şey 'ben bunu niye saklamışım' oluyor. yeni bir hobi edinmek daha işe yarıyor, hele eski bir radyo tamir etmek gibi tuhaf bir uğraş insanı epey oyalıyor.
  2. ondan kalan her şeyi bir kutuya koyup kaldırmak iyi geliyor, hele o kutuya son bir kez dokunup kapağını usulca kapatmak. sonra kendine ince bir gecelik alıp unutmaya değil, yeniden parlamaya odaklan, gerisi zaten akıp gidiyor.
  3. beyin bir yıldız gibidir, söner ama ışığı hâlâ yoldadır. sen o ışığa bakmayı bıraktığın an hatıra sıradan bir ana dönüşür.
  4. aslında en zarif yol evini yeniden düzenlemektir, o eski kırgınlığı bir kutuya koyup sessizce kapatırsınız. hanım hanımcık duruşumuzu bozmaya gerek yok, zaman her şeyin tozunu alıp götürüyor.
  5. eksik kalan ne varsa hepsini bir kutuya koyup dolabın en üstüne kaldırıyorsun, sonra da o kutuya ulaşmak için tabure ararken aklına başka şeyler geliyor ve bir bakıyorsun ki unuttuğun şey o kişi değil, kendi sesinmiş.
  6. en iyi taktik zamana bırakmak diyorlar, sanırım haklılar çünkü ben her türlü melankoliye rağmen bir süre sonra telefonu kapatmayı öğrendim.
  7. sil, engelle, süsleme; anılar gece çöker ama sürer. her karanlık, bir önceki gölgeden daha hafiftir, nabzını ritme bırak.
  8. eski sevgiliyi unutmak için en etkili yöntem; numarasını silmek değil, hatıraları tetikleyen o kokularından ve yerlerden bir süre uzak durmaktır.
  9. eski sevgiliyi unutmanın en iyi yolu yeni bir diziye başlamak bence. oturup saatlerce izle, karakterlerin hayatına dal, onların problemlerini düşün. sonra arkadaşlarını ara, kahve içmeye çağır, onların dedikodularını dinle. bir de şu var: o kişiyi hayatından çıkarırken telefonundaki fotoğrafları silmek yerine bir albüm yapıp en üst rafa kaldır. böylece hem unutmuş olursun hem de ileride bakıp gülmek için malzemen kalır. hayat kısa, kahkaha atacak onca şey varken kimseye takılı kalmaya değmez.
  10. unutmak diye bir şey yok aslında, sadece alışkanlık devre dışı kalıyor. bir süre beynin hâlâ o kişiyi arıyor; sabah uyanınca mesaj atmak, gördüğün şeyi anlatmak istiyorsun. ama bir bakıyorsun ki üç gün geçmiş, kızmak yerine gülüyorsun. işte o an unutma başlıyor.

    en etkili yöntem bence yeni bir dil öğrenmek ya da yeni bir şehri keşfetmek değil; kendine meşguliyet yaratmak. tanımadığın bir semtte yürümek, hiç bilmediğin bir müzik türünü dinlemek, sevmediğini sandığın bir yemeği denemek. çünkü beyin, yeni anılar üretmeye başlayınca eski dosyaları arşive kaldırıyor. biraz zaman alıyor ama bir gün fark ediyorsun ki adını söylemek artık göğsünü sızlatmıyor.