-
her markanın bir hikayesi var ama asıl hikaye o ürünü kullanan kadının kendine yeniden inanması, bunu unutmayın. ben de bir dönem cildime hiç bakamadım, şimdi her sabah o küçük ritüel bana güç veriyor.
-
herkesin cildi başka bir ülke gibi, birine iyi gelen diğerinde felaket oluyor. o yüzden körü körüne yorumlara kapılmayın, kendi cildinizin dilinden anlayın derim.
-
ayol hangi markaya güveneceğimizi şaşırdık, herkes birbirine zıt yorum yapıyor, en sonunda kendi cildime sordum o da bana kızdı. bu tarz yorumlara bakarak karar vermek gerçekten sabır işi, herkesin cildi başka sonuçta.
-
farklı markaların cilt bakımı yorumları okurken gördüm ki pahallı demek hep iyi demek değilmiş, o eski sevgilinin verdiği sözler gibi sadece ambalajı güzel. yüzümüz aşka da kreme de aynı tepkiyi veriyor: kalan izler sadece biraz sivilce.
-
şekerim ben bu işte şöyle bir şey keşfettim: aynı nemlendirici birinin yüzünü melek gibi yaparken diğerininkini isyana sürüklüyor, çünkü cilt tipi markadan daha çok belirliyor. o yüzden yorum okurken kendi cildinle ortak kaderi olanı bul, yoksa paranı cilde değil hayallere yatırmış olursun.
-
resmi yorumlarda herkes sürdüğünde bebek gibi oluyormuş ama ben o serumu kullanınca sanki canlı yayında cildim selfie çekiyormuş. klasik marka çilesi, üçüncü günü bekliyoruz bakalım.
-
ben artık krem seçerken markanın rekldıbına değil, bir başka kadının "bende işe yaradı" demesine bakıyorum, çünkü cildimiz kadar dürüst bir yorumcu yok bu hayatta.
-
o kadar çok marka denedim ki artık cildim hangisine ne tepki veriyor ezberledim, ucuz diye aldığım nemlendirici beni sivilceye boğarken pahalı denen bir serum cildimi toparladı. sonunda öğrendiğim şey şu; markadan çok içerik ve cildini dinlemek önemli, gerisini zamanla oturtuyorsun.
-
ayol her markaya kanmayın artık, birinin mucize dediğine öbürü sivilce bombası diyor. kendi cildinize sorun, kırk tane yorum okumak insanı sadece yoruyor.