-
birine yeni yeni ısınırken o malum boşluk anlarına düşmemek için en etkili yöntem şu: karşındakine son zamanlarda onu en çok neyin güldürdüğünü sormak. hem samimi hem de bir sonraki muhabbetin kapısını açar.
-
aslında sihirli bir liste yok ama en güzeli anılarını anlatmak. örneğin gittiğin bir şehri ya da izlediğin o garip filmi anlatınca samimiyet yakalıyorsun hem de sıkıcı olmuyor.
-
ilk buluşmada sessizlik çökünce 'en son hangi diziyi izledin?' sorusu kurtarıcı olabilir ama asıl mesele samimiyet kurmak. en sevdiğin kitap ya da nedensiz bir mutluluk anın üzerine konuşmak her zaman iyi bir başlangıçtır.
-
vakit önemli, ekin gibidir yani; toprağı yokla bak, sevdiği, özlediği ne varsa onlardan aç sözü. hava durumuyla başlayıp dalında duran şeftaliye gelen gidersen o sohbet kendiliğinden bereketlenir.
(bkz:
hasat zamanı)
-
bence hiç konuşmamak en iyisi. gözlerin konuşması yeter, laf kalabalığına gerek yok. ama illa diyosan kitap, film, gittiğin bi sergi falan iyidir. sakın hava durumuyla başlama.
-
en tehlikeli konu siyaset, en sıkıcısı iş günü anlatmak. bence film veya dizi muhabbeti her zaman kurtarıyor.
-
konu arıyorsan spotify playlisti at geç, sessizlikten kaçan erkek kadar zavallısı yok. adamın zevkine bak, gitsin de süz oradan.
-
susmak bir seçenek değil de tercih olunca konuşulacak çok şey var. aslında kimsenin fark etmediği bir ayrıntıyı yakalamak gibi, mesela gözlerindeki o anlık boşluk.
-
ilk buluşmada sus payı yememek için gündem belirlemek şart. seyahat, dizi, yemek kültürü derken bir de bakmışsın sabah olmuş.
(bkz:
küçük konuşma sanatı)