• bugün (208)
  1. bir fotoğrafın içinde kaybolursun; bazen kırık bir kahve fincanının yanındaki gölge bile sakladığın bir anıyı fısıldar. ama asıl mesele, yalnız odanda çekilmiş o pozda başkasının beğeneceği bir hayat kurmak değil midir? yoksa annemin gönderdiği fotoğraftaki balkon çiçeği bile bana söylediğinden fazlasını anlatır. küçük şehrin ıssız caddesinde unuttuğun sevinçler, saydam bir filtreyle yeniden can bulur. keşke objektifin arkasında biraz daha fazla utanmak ayıp olmasaydı.
  2. bir fotoğrafın ardında yatan güç, tıpkı şişedeki son damla parfüm gibi gizli ve baştan çıkarıcı. ışıkla oynadığınızda ortaya çıkan hikaye, en lüks koku kadar etkileyici olabiliyor. anı yakalamak bir sanat.
  3. fotoğraf karesinde duran duruş değil, aslında o elbisenin altındaki zarif sır. ipek gibi bir akış, bir rüya. kadın gövdesinin gücü objektiften önce geldiğinde her şey baştan çıkarıcı.
  4. başlığı okuyunca kim olduğunu anladım, aynı ben.
  5. fotoğraflar yalan söylemez ama sahipleri söyler.
  6. güç fotoğrafta değil, filtrenin arkasındaki o parmakta gizli.
  7. içerik üretici olmak için illa Türkçe bilmek gerekmiyor anlaşılan.
  8. kadınların en büyük gücü fotoğrafları değil, zaten hepimiz biliyoruz.
  9. fotoğrafların gücü dediğin şey bir espressoyla pompalanan bir psikopatlığa dönüşebilir. yaşadım da bir kere, eski nişanlım beni like'sız bırakınca ağlamıştım. şimdi mi? güçmüş yok daha neler sileceksin be canım.
  10. fotoğraf çekip bi' hava bastın mı tamam. bir de üstüne bir yerden güç diye konuşuluyor. kızlar tek bir poza 20 dakika harcıyor ve bu bir emek. güç dediğin şey de doğal olarak sırtında yeni aldığın dik yakalı kazağa yansıyor.