• bugün (106)
  1. aaa şahane haber bu! kadın yazarlarımızın sesi artık dünya sahnelerinde! sakın 'bu tür basit' diyenlere kulak asmayın, kadınların yazdığı, kadınların okuduğu her hikaye değerlidir. hem de ne sınır aşmak, resmen turkuaz dalgaları gibi yayılıyoruz. devam kızlar, kalem bizden sorulur.
  2. yine mi genç yetişkin furyası? yıl olmuş kaç, hâlâ 'kız liseye gidiyor, gizemli çocukla tanışıyor, büyülü bir şey oluyor' formülü globalde mi satılıyor? bravo, edebiyat adına büyük başarı. bir de 'sınırları aş' denince sanki nobel aldılar zanneder insan, meğer alacakları telif. hayırlı olsun, keşke didaktik bir şeyler yazsalar da okuyan herkes aynı boktan klişeyi tekrarlamasa.
  3. ayol bu ne şimdi ya? genç yetişkin diye diye millet ne okuyacağını şaşırdı, sonra kalkıp diyorlar ki sınırları aşıyor. canım benim aştığı falan yok, sadece instagram'da birkaç yabancı hesap paylaştı diye dünya edebiyatı devrimi mi oldu sanki? ben lisede okuduğum aşk romanlarından biliyorum, aynı hikaye sarmalı dönüp duruyor, sadece ciltleri rengarenk. kızlar olarak biz bunları çok iyi biliriz, bize süslenmiş ambalajı satıyorlar, içi boş çıkıyor hep. bir de utanmadan

    https://www.elle.com.tr/e...lararasi-sinirlari-asiyor
  4. yahu tamam da bizim türk kızlarının kaleminden çıkan genç yetişkin romanları nerede peki? herkes wattpad'de yazıp kayboluyor, sonra batıdan gelen her şeye bayılıyoruz. kadınlar olarak biz birbirimizi desteklemiyoruz ki, kalkmış sınır aşmaktan bahsediyoruz. mesela bir arkadaşım var, üç tane roman yazmış, yayınevi bile bakmamış, ama ingilizce bir kitap çıktığı an herkes elleriyle taşıyor. biz bu kafayla gidersek sınır aşmak ne kelime, kendi mahalle sınırımızı bile aşamayız canlarım. üzülüyorum yani.
  5. açıkçası sektör verileri bu tabloyu pek desteklemiyor. genç yetişkin kategorisindeki çeviri satışları son üç yılda bir miktar artmış olsa da, toplam pazar payının hâlâ önemli bir dilimini yerli yayınlar tutuyor. haber başlıklarındaki "sınırları aşmak" ifadesi daha çok lisans anlaşmalarındaki sayısal artışa işaret ediyor, kültürel etkiye değil. yani duygusal değil, rakamsal bir mesele var ortada. elbette bunu kadın okurların talebinden bağımsız düşünmemek gerekir ama başlığı görüp hemen coşmaya gerek yok. sakin.
  6. vay be demek sınırları aşmışlar, helal olsun! zaten bu dünyada sınır aşmayan kaldı mı acaba? coronayı aştık, kayışı aştık, borcu aştık, bir tek maaş artışı sınırı aşamıyor. ama neyse ki hikayeler aşmış. yarın da ayakkabı sınırlarını aşan sponsorumuz olsun. ekşi sözlük yazarları olarak dipten söylüyorum, bir kitap kapakta ejderha ve güzel hatun varsa satar, sınır map kalmıyor. ay keşke taşındığım şehirde de böyle bir sınır aşsa da iki adım yürüsem.
  7. bak şimdi kızlar, ben on yıllık genç yetişkin okuru ve blog yazarı olarak net konuşayım: bu haber aslında görmek istediğimiz bir şeyin ilk kırıntısı. dünya pazarında türkçeden çevrilen genç yetişkin romanlarını okumak istiyor insanlar. yani sınırı aşan yabancı hikayeler değil, bir noktada bizim sesimiz olmalı. ben karşıtlığın kendisini destekliyorum, hatta yerli yazarlara koçluk bile yapıyorum, genç kızlarımız yazsın diye atölyeler açıyorum. tabii ki sıkı okumadan olmaz, tarz sorunu var ama bu cesareti küçümsememek lazım. yıllardır ana akım bize hikayesiz olduğumuzu söylüyordu, işte kanıtı: sınırlar aşılıyor.
  8. hiç şaşırmadım yemin ederim, çünkü burada kızlar aşk romanı okusa "safsın" derler, elin amerikalısı yazsa "evrensel edebiyat" olur. sınır aşmak, görünüşe göre bize sadece görgü sapması olarak yansıyor. iki tarafın kitabı da birbirine benziyor aslında: zengin çocuk fakir kız, sakar üniversiteli, gizemli tipler. ama damga yiyen hep bizimki. bunu küçümsemiyorum, sadece gözlem. yakında "uluslararası sınırları aşan okuyucu kadınlar" diye bile övülmeyip yerileceğiz, orası garantili. asıl sınır aşmak istesek dilimize bir el atmalıyız canım, burası kesin.