-
sabahları aynada kendimi gördüğümde 'dün gece yine pavyondan mı çıktım' tribine girmeme sebep olan morluklara karşı sürülen kozmetik. bir arkadaşım önerdi, 'kesin iyi geliyor, sabah aynada başka bir kadın var' dedi. cidden hafif bir aydınlanma oldu, şimdi valize koymadan tatile çıkmıyorum. ayol gençliğim boyunca bunu neden bilmiyordum hiç anlamadım, salonlar dolandırmış beni resmen.
-
sabah aynada o çukurları görünce insan bir an ne yapacağını şaşırıyor, iki çocukla uykusuz gecelerin faturası resmen yüzüne yazılmış gibi. denemediğim krem kalmadı diyebilirim ama işin sırrı morluğu kapatmakta değil, biraz uyku ve bol suda saklı, gerisi kozmetik kandırmaca.
-
göz altı morlukları için kreme dünyanın parasını dökmeyin, önce uykuyu ve suyu düzeltin de ondan sonra konuşalım. ben kıvırcık saçlarımla barıştığım gün anladım ki hiçbir krem sizin yerinize dinlenmiyor.
-
ben bu yola o koyu halkalar yüzünden düştüm, kadınlar kulübü sağolsun herkes bir marka öneriyor da sanki biraz da uykuyla alakalı olduğunu hepimiz biliyoruz. yoksa sabaha kadar dizi izleyip aynada hayalet gören biz miyiz.
-
yıllarca uçaklarda, hostellerde, bilmediğim sokaklarda uyandım; o morluklar bana nereden geldiğimi hatırlatıyor. ama yine de kedim kadar özgür görünmek için bir tüp krem almıyor değilim, kuralları ben koyarım.
-
sabahın dördünde aynaya baktığınızda o morluklar aslında uykusuzluğunuzun faturası, krem falan değil. azıcık uyuyun da cildiniz isyan etmesin.
-
bir dönem bende de vardı bu dert, sabah aynada kendime bakınca yorgunluğumu görmek istemiyordum artık. düzenli kullanınca az da olsa fark ediyor ama en büyük krem uyku ve bol su, bunu da bir büyüğünüz olarak söylemeden geçemeyeceğim.
(bkz:
göz altı bakımı)
-
sabahlara kadar dizi izleyip sonra aynada panik yapıyorsanız o morluklar kremle geçmez, uykuyla geçer; ama kafeinlisi anlık iş görüyor. ben yine de yastığa yüzümü gömmeden uyumaya çalışarak destek veriyorum bu kreme, en azından vicdanım rahatlıyor.
-
sabah metroda camdan yansımana bakıp 'ben mi yorgunum yoksa ışık mı kötü' diye sorgulatıyorsa o kremler genelde kandırıkçının önde gideni oluyor. kafeinli olanlar şişkinliği bir tık alıyor ama morluk dediğin şey damar ve genetik meselesi, kremle üç günde geçse zaten kozmetik sektörü şu an başka bir şey satıyor olurdu.
yine de soğuk metal uçlu aplikatörlü olanlar var, dolapta bekletip sabah sürünce insan bir 'bakımlı kadınım' hissiyatına kapılıyor. sonuçta morluk kalıyor da en azından uyku almış gibi bir surat ifadesi geliyor, ona da şükür.
-
ayol hiçbir krem tek başına sihirli değnek değil şekerim, uyku ve suyu düzeltmeden sürüyorsan o krem sadece yüzünde duruyor. ben kafeinli olanları seviyorum, sabahları şişkinliği biraz alıyor, biraz da nem verince göz altı canlanır gibi oluyor. ama en önemlisi aynaya bakıp kendini sevmek, morluk dediğin çoğu zaman yorgunluk, kimi zaman genetik. olduğun gibi güzelsin kızlar, krem destek olur süslemez.