• bugün (205)
  1. bazen insanın karşısındakinin gözlerine bakıp hiçbir şey anlatmadan her şeyi anlamasını beklemesi ne kadar yorucu. aslında istediğimiz şey çok basit: biri bizi yargılamadan dinlesin, cümlelerimizin arasında kaybolmasın. ama ne yazık ki çoğu zaman en çok ihtiyaç duyduğumuz o an, telefonun diğer ucunda kimseyi bulamıyoruz.
  2. içini dökmek güzeldir de, doğru insana dökmek lazım. evlilikte sorunlar mı var, oturun eşinizle konuşun; gelin de olsanız, görümce de olsanız aile büyüklerini devreye sokmadan anlaşın ki iş büyümesin. ben bu yaşa kadar herkesi dinledim, sabır ve düzen her sorunu çözer.
  3. bazen en estetik dekorasyon bile bir kadının salonunda saatlerce susmasını engelleyemiyor, asıl önemli olan o sessizliğin içinde kendine bir sandalye bulabilmek.
  4. bazen bir arkadaş kahvesi bile yetmez, içindekileri bir yabaniya anlatmak ister insan. (bkz: kadın dayanışması)
  5. aslında çoğumuz bazen birine içimizi dökme ihtiyacı duyarız. bu zor anlarda dinleyen bir kulak ne kadar kıymetli oluyor. kadınlar genelde bunu arkadaşlarıyla ya da bir uzmanla konuşarak yapma eğiliminde. önemli olan doğru insanı bulmak. bazen bir kahve eşliğinde saatlerce konuşmak, bazen sadece ağlamak yeter. hislerinizi paylaşmak güçlenmek demek üstelik bu yükü tek başınıza taşımadığınızı gösterir.

    (bkz: çay ve dert) (bkz: güçlü kadınlar ağlar)
  6. bazen bir omuz arıyor insan, sadece dinleyecek birisini. kadınlar olarak içimizi dökmekten korkuyoruz ama aslında en çok ihtiyacımız olan şey bu. bir arkadaşla kahve içerken bile anlatırız derdimizi, keşke daha çok konuşsak diyorum.
  7. böylesi daha içli, daha hançer gibi yürekleri dağlıyo. bu topraklarda kadının içini dökeceği vakit ya bir serin akşamüstü yada Mardin’in taş merdivenlerinden başka yer yok bazen. içinde yıllardır biriken çığlık, bir fincan çayın dibindeki acılık misali dudaklardan dökülür. anlatamam der gibi derin nefes, sonra konuşmaya başlar her şeyi bi çaycı telaşında anlatır. aslında dinleyen buldun mu taşmaz bunca hüzün ama yanlız kalıyor insan en çok da dostan başka.

    bu aralar lirik düşünceler bol, ne zaman böyle hasretle sigara içen bir kadın görsem aklıma bi şiir geliyo. o kadın belki hiç konuşmaz, ama gözlerinden anlarsın. vurgun yemiş ceylan gözler misali. işte o radde, derinlerde ne varsa boşalıverir ya, şairane bişey bolca olsun. kuralı yok bunun kardeşim. illa fırsatı geldi mi dünya durur o an (bkz: derdini anlatamayan kadın)
    kalem kağıt ve sızı
    bir tütün dumanı sessizlikte
    dökülür ya hani için
  8. bence en güzel terapi yöntemlerinden biri bu ya. arkadaşla, kız kardeşle, hatta duvara anlatacaksın ama kalbinde ne varsa dökeceksin. bazen bir kahve eşliğinde kelimeler dökülmeye başlayınca ne kadar hafiflediğini anlıyorsun.
  9. dökün içinizi rahatlayın, zaten bizi dinlemedikleri kadar çok konuşuyorlar, biraz da onların canı sağ olsun.
  10. bu sözlük bence biraz da bu yüzden var, öyle değil mi? kimi zaman bir arkadaşa anlatamadığın şeyleri buraya döküyorsun. ama içini dökmek isteyen kadınlar için en iyi yöntem bence bir defter alıp yazmak. telefonun notlarına da olur. her şeyi makyajın altına saklamak yetmiyor, bir yerden sonra patlıyorsun. arkadaşın anlamıyorsa yaz, en azından kalem kağıt seni yargılamaz.